ANARCHA WESTCOTT
21. yüzyılda bizler hayata ve sağlığımıza dair zorluklarla, teknoloji veya gelişen tıp sayesinde çoğu zaman başa çıkabiliyoruz. Geçmişe baktığımızda, bugünkü rahatlığa kolay ulaşılmadığını görüyor; bu gelişmelerin geçmişte, bedelini ödeyen insanlar olduğu biliyoruz. İşin içinde vicdan yoksunluğu ve merhametsizlik de varsa içler acısı insan hikayeleriyle karşı karşıya kalıyoruz.
Yakın zamanda şöyle bir yazı okumuştum: “Bazı hikâyeler kötü olsa bile anlatılmalı.” Anarcha Westcott’un hikâyesi anlatılmayı ve duyulmayı hak eden gerçek ve bir o kadar üzücü bir hikâye. Onun çektiği acılar bugünkü jinekoloji tarihini şekillendirdi ve Doktor J. Marion Sims’i büyük bir üne kavuşturdu. Öyle ki günümüzde hâlâ jinekolojinin babası olarak anılıyor.
Anarcha, köleleştirilmiş ve on yedi yaşında yeni doğum yapmış bir kadındı. Travmatik bir doğumdan kaynaklanan vajina ve rektumda iyileşmemiş birkaç yırtık, idrarını ve dışkısını kontrol edememesine neden oluyordu. İdrarını ve dışkısını tutamaması enfeksiyonlara, iltihaplı dokulara ve kokuya yol açtı. Bu yüzden Anarcha, “işe yaramaz” etiketiyle Doktor J. Marion Sims’e satıldı. Doktor, bu tür deneyler için köle kadınları kullanıyordu. Lucy, Betsy ve Anarcha yıllarca rızaları olmadan, hatta anestezi bile kullanılmadan yapılan ameliyatlarda tıbbi denek olarak kullanılmışlar; canlı canlı defalarca acı verici işlemlere maruz kalmışlardı. Ayrıca doktorun o dönemde anestezi olarak kullanılabilecek eter ve kloroform gibi maddeleri bilerek kullanmadığı iddia ediliyor.
Anarcha, Doktor Sims’in otobiyografisinde evinde yaşayan “küçük melez kız” olarak geçiyordu. Köle olarak satıldığı bu evde; doktorun deneği olarak, rızası olmadan otuzdan fazla ameliyat yapıldı. Doktor ve öğrencileri tarafından vücudu defalarca açıldı, mahremiyeti hiçe sayıldı. Fiziksel acısı görmezden gelindi. Sims, Anarcha ve onun gibi köle kadınlar üzerinde yapılan deneylerde ciddi bir şekilde tıbbi ilerleme kaydetti. Jinekolojide günümüze kadar ulaşan teknik, prosedür ve kullanılan araçların temeli bu ameliyatlar sayesinde atıldı.
Anarcha’ya ait bir mezar taşı tesadüfen bulundu. 1870 nüfus sayımında adı Anaky Jackson olarak yazılmış, ölüm kaydında ise Ankey olarak geçiyor. Nüfus kayıtlarındaki ölüm tarihi, mezar taşındaki tarihle uyuşmuyor. Film yapımcısı Carples, bunların hepsinin Doktor Sims’in Alabama’da tedavi ettiği aynı Anarcha olduğu sonucuna varıyor.
Anarcha’nın son dinlenme yerini keşfetme çalışmaları Josh Carples’ın “Remembering Anarcha” adlı belgesel filminde yer aldı. 2015 yılında yazar J. Hallman makaleler yayımladı. Hallman’ın “Say Anarcha” adlı kitabı The New York Times tarafından “gerçekten şaşırtıcı öykü, etkileyici ve iyi araştırılmış ve geniş çapta okunmayı hak eden önemli bir kitap” olarak övüldü.
Anarcha, tarihin birçok sessiz kahramanı içinde varlığı araştırılmış ve günümüze hayat hikâyesi yansımış olan bir kadın. Kim bilir, belki milyonlarcası tarihin tozlu sayfalarında unutulmuş hâlde. Köle olduğu için insanlığı hiçe sayılan, ırkçılığa uğrayan, savaşta esir alınan birçok insanın bu tarz deneylere maruz kaldığını hepimiz biliyoruz. Tıbbi gelişmeler için bedel ödeyen bu insanlar hatırlanmayı ve bazı hikâyeler unutulmamayı hak ediyor.