ARAF
Yüreğimin soğukluğu,
üzerime düşen kardan değil.
Ayazına tutulduğum, yârdan desem?
O, hiç değil…
Öyle bir kaçış, kayboluş ki!.
Sanki ruh, çıkacak cesetten.
Bir karanlık Araf desem,
Sanmıyorum, yaşamak bu değil…
Yazmalar bitmiş,
okumalar durmuş.
Ve dil susmuş.
Baksam beni,
Hangi, karabasan tutmuş…
Ararım da,
Gerçekliği niçin bulamam,
Sanmıyorum, varlık bu değil…
Beklemeye kalksam,
saatler sanki durmuş.
Zamanı resmettiğim yerde.
Sanki bütün renkler solmuş…
Çıkmaza giren hayat.
Mahkum çemberi olmuş.
Umut desem,
Bir beyaz kelebek ,
Üstüme konmadan uçmuş.
Kaçtığım dertler,
kaybolduğum Araf’ta,
beni nasıl bulmuş…
Kalp ritmi bildiğim,
Beni hayata çağıran sesler,
neden hep susmuş…
Yüreğimin soğukluğu,
üzerime düşen kardan değil…
Ayazına tutulduğum, yârdan desem?
O hiç değil…
Bu, bir kayboluş artık.
gölgesine bile, yük değil,
Haklı olmanın verdiği vazgeçiş.
Değse ki, hiç sanmam,
Bu, sitem bile değil…
Not: Bu şiir, Günlük rutinlerin insan ilişkilerinin önüne geçtiği toplumsal buhranı anlatırken, Van Gogh ‘tutuklular çemberi’ isimli tablosundan öğeler içerir.
Halil NALBANTBAŞI
Edebi lezzeti yüksek, dolu dolu bir bir şiir olmuş. Okur için verdiğiniz bilgilendirme notu da ayrıca çok değerli. Kaleminize sağlık.
Değerli yorumunuz için teşekkür ederiz
Şiirdeki soğukluk, karanlık ve suskunluk imgeleri çok güçlü. Özellikle “Sanki ruh, çıkacak cesetten” dizesi, içsel kopuşu oldukça çarpıcı bir şekilde hissettiriyor. “Sanmıyorum, yaşamak bu değil” ve “Sanmıyorum, varlık bu değil” tekrarları da şiirin sorgulayıcı ruhunu güçlendirmiş. Okurken insanın kendi içindeki o Araf hâline dokunuyor. Kaleminize sağlık, çok etkileyici bir şiir olmuş.
Şiirdeki soğukluk, karanlık ve suskunluk imgeleri çok güçlü. Özellikle “Sanki ruh, çıkacak cesetten” dizesi, içsel kopuşu oldukça çarpıcı bir şekilde hissettiriyor. “Sanmıyorum, yaşamak bu değil” ve “Sanmıyorum, varlık bu değil” tekrarları da şiirin sorgulayıcı ruhunu güçlendirmiş. Okurken insanın kendi içindeki o Araf hâline dokunuyor. Kaleminize sağlık, çok etkileyici bir şiir olmuş.
Değerli yorumunuz için teşekkür ederiz
Yüreğe dokunan, insanın içindeki o tarifsiz boşluğu ve kaybolmuşluk hissini çok güzel yansıtan bir şiir olmuş.
“Yazmalar bitmiş, okumalar durmuş. Ve dil susmuş.” dizeleri özellikle çok şey anlatıyor. İnsanların aynı hayatın içinde yaşarken birbirlerine giderek yabancılaşmasını, konuşmanın ve gerçekten birbirini duymanın azalmasını çok güzel hissettirmişsiniz.“Umut desem, bir beyaz kelebek, üstüme konmadan uçmuş. ” Dizesi ise şiirin en güzel imgelerinden biri bence. Umudun varlığıyla yokluğu arasında bırakıyor insanı.Hüzünlü, düşündürücü ve çok samimi bir şiir olmuş.Emeğinize, kaleminize, yüreğinize sağlık. Bence siz de yazar kadromuza başvurup katılmalısınız derim.Eserleriniz oldukça başarılı