17 Ağustos 2026, 06:54:47
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 28°C
Az Bulutlu
Afyon
28°C
Az Bulutlu
Paz 26°C
Pts 27°C
Sal 29°C
Çar 29°C

ARAF

ARAF
10 Ağustos 2026 10:45 | Son Güncellenme: 10 Ağustos 2026 10:49
367
A+
A-

Yüreğimin soğukluğu,

üzerime düşen kardan değil.

Ayazına tutulduğum, yârdan desem?

O,  hiç değil…

 

Öyle bir kaçış, kayboluş ki!.

Sanki ruh, çıkacak cesetten.

Bir karanlık Araf desem,

Sanmıyorum, yaşamak bu değil…

 

Yazmalar bitmiş,

okumalar durmuş.

Ve dil susmuş.

Baksam beni,

Hangi, karabasan tutmuş…

 

Ararım da,

Gerçekliği niçin bulamam,

Sanmıyorum, varlık bu değil…

 

Beklemeye kalksam,

saatler sanki durmuş.

Zamanı resmettiğim yerde.

Sanki bütün renkler solmuş…

Çıkmaza giren hayat.

Mahkum çemberi olmuş.

 

Umut desem,

Bir beyaz kelebek ,

Üstüme konmadan uçmuş.

Kaçtığım dertler,

kaybolduğum Araf’ta,

beni nasıl bulmuş…

 

Kalp ritmi bildiğim,

Beni hayata çağıran sesler,

neden hep susmuş…

 

Yüreğimin soğukluğu,

üzerime düşen kardan değil…

Ayazına tutulduğum, yârdan desem?

O hiç değil…

 

Bu, bir kayboluş artık.

gölgesine bile,  yük değil,

Haklı olmanın verdiği vazgeçiş.

Değse ki, hiç sanmam,

Bu, sitem bile değil…

 

Not: Bu şiir, Günlük rutinlerin insan ilişkilerinin önüne geçtiği toplumsal buhranı anlatırken, Van Gogh ‘tutuklular çemberi’ isimli tablosundan öğeler içerir.

 

Halil NALBANTBAŞI

YORUMLAR

  1. Rukiye Ayça Dolan dedi ki:

    Edebi lezzeti yüksek, dolu dolu bir bir şiir olmuş. Okur için verdiğiniz bilgilendirme notu da ayrıca çok değerli. Kaleminize sağlık.

    1. @nagen46 halil dedi ki:

      Değerli yorumunuz için teşekkür ederiz

  2. Anonim dedi ki:

    Şiirdeki soğukluk, karanlık ve suskunluk imgeleri çok güçlü. Özellikle “Sanki ruh, çıkacak cesetten” dizesi, içsel kopuşu oldukça çarpıcı bir şekilde hissettiriyor. “Sanmıyorum, yaşamak bu değil” ve “Sanmıyorum, varlık bu değil” tekrarları da şiirin sorgulayıcı ruhunu güçlendirmiş. Okurken insanın kendi içindeki o Araf hâline dokunuyor. Kaleminize sağlık, çok etkileyici bir şiir olmuş.

  3. Özlem dedi ki:

    Şiirdeki soğukluk, karanlık ve suskunluk imgeleri çok güçlü. Özellikle “Sanki ruh, çıkacak cesetten” dizesi, içsel kopuşu oldukça çarpıcı bir şekilde hissettiriyor. “Sanmıyorum, yaşamak bu değil” ve “Sanmıyorum, varlık bu değil” tekrarları da şiirin sorgulayıcı ruhunu güçlendirmiş. Okurken insanın kendi içindeki o Araf hâline dokunuyor. Kaleminize sağlık, çok etkileyici bir şiir olmuş.

    1. @nagen46 halil dedi ki:

      Değerli yorumunuz için teşekkür ederiz

  4. Ece Nur Gürlü dedi ki:

    Yüreğe dokunan, insanın içindeki o tarifsiz boşluğu ve kaybolmuşluk hissini çok güzel yansıtan bir şiir olmuş.

    “Yazmalar bitmiş, okumalar durmuş. Ve dil susmuş.” dizeleri özellikle çok şey anlatıyor. İnsanların aynı hayatın içinde yaşarken birbirlerine giderek yabancılaşmasını, konuşmanın ve gerçekten birbirini duymanın azalmasını çok güzel hissettirmişsiniz.“Umut desem, bir beyaz kelebek, üstüme konmadan uçmuş. ” Dizesi ise şiirin en güzel imgelerinden biri bence. Umudun varlığıyla yokluğu arasında bırakıyor insanı.Hüzünlü, düşündürücü ve çok samimi bir şiir olmuş.Emeğinize, kaleminize, yüreğinize sağlık. Bence siz de yazar kadromuza başvurup katılmalısınız derim.Eserleriniz oldukça başarılı