3 Haziran 2026, 21:22:35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 24°C
Parçalı Bulutlu
Afyon
24°C
Parçalı Bulutlu
Per 25°C
Cum 25°C
Cts 24°C
Paz 25°C

BEYDAĞI’NIN TATLI YOKUŞUNDA BİR KENT HAFIZASI: ÇÖŞNÜK RÖPORTAJI

BEYDAĞI’NIN TATLI YOKUŞUNDA BİR KENT HAFIZASI: ÇÖŞNÜK RÖPORTAJI
2 Haziran 2026 10:30 | Son Güncellenme: 2 Haziran 2026 10:48
75
A+
A-

Yazar: Bir şehrin hafızası, sokaklarına verilen isimlerin kökeninde ve o sokakların çocuklara sunduğu kokularda gizlidir. Bugün Malatya’nın doğu yakasını göğüsleyen, devasa nüfusuyla pek çok Anadolu ilçesini geride bırakan Çöşnük Mahallesi’ni; 2006 yılından beri bu mahallede büyümüş, sokaklarını adım adım bilen yerlisi ve canlı tanığı ile konuşuyoruz. Hoş geldiniz. İlk olarak sormak isterim, haritada yerini bilmeyen bir okuyucu için sorsak Çöşnük tam olarak nerededir? İdari ve coğrafi olarak nerenin bölgesidir?

 

Çöşnük Sakini: Hoş bulduk. Çöşnük, Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Malatya ilimizin merkezini oluşturan iki ana metropol ilçeden biri olan Battalgazi ilçesine bağlı köklü bir mahalledir. 2019 nüfus sayımına göre nüfusu yaklaşık olarak 25 bin olsa da aradan geçen 7 yıl ve 6 Şubat depremlerinden sonra batıdan doğuya gerçekleşen göç düşünüldüğünde kişisel tahminim olarak 40 bin civarındadır. Coğrafi olarak Malatya şehir merkezinin tam doğu yakasında yer alır. Sırtını güneydeki heybetli Beydağı eteklerine yaslamış, kuzey ve batı sınırlarıyla da Malatya’nın ana ulaşım arteri olan çevre yoluna kadar uzanan çok geniş bir havzadır. Yıldıztepe, Göztepe, Fırat, Tandoğan ve Çamurlu gibi merkezi mahallelerle komşudur. Yani kentin doğudan giriş kapısı, aynı zamanda merkezin hemen bitişiğindeki en stratejik tampon bölgesidir.

 

Yazar: Peki, Çöşnük ismi bize ne anlatıyor, bu mahallenin tarihi kökleri nereye dayanıyor?

 

Çöşnük Sakini: Çöşnük aslında toprağın, üretimin ve doğanın kadim dilinden gelen bir kelime. Eski Türkçedeki “köse-“ yani arzulamak fiilinden evrilip halk ağzında “kösnük” hâlini almış. Malatya’nın kendine has şivesiyle de zamanla “Çöşnük”e dönüşmüş. Anlamı, “eş arama veya kızışma dönemindeki dişi hayvan” demek. Geçmişte Beydağı eteklerinin ne denli canlı bir hayvancılık, mera ve otlatma alanı olduğunun en net nişanesidir bu isim. Hayvanların çoğalma ve doğanın canlanma dönemini betimleyen bu terim, zamanla kerpiç bağ evlerinden modern binalara uzanan mahallemizin kalıcı kimliği haline gelmiş.

 

Yazar: Mahallenin sınırlarına baktığımızda sadece yakın dönem değil antik dönem izleri de görüyoruz. Çöşnük’ün o yukarı yamaçları, dağ etekleri bize nasıl bir tarih sunuyor?

 

Çöşnük Sakini: Mahallenin kuzeydoğusunda yükselen, dik yamaçların aksine insana hoyrat davranmayan o “tatlı yokuş” tırmanıldığında karşımıza Çamurlu Mevkii çıkar. Bu mevkinin en tepesinde, kentin en köklü ve mistik sığınaklarından biri olan Venk Köyü yer alır. Orada zamana direnen, kökleri 13.yüzyıla uzanan tarihi Ermeni kilisesi olan Venk Kilisesi (Surp Krikor Lusavoriç Vank -Aziz Krikor Lusavoriç Manastırı ), bölgenin çok kültürlü geçmişinin en somut anıtıdır. İlk zamanlarında bir manastır olan ve üst katında ise veremli hastaları ve akciğer hastalarını tedavi etmek için kullanılan sanatoryum bulunan kilise, 20. yüzyılın başlarına dek faaliyetlerine devam etmiş; sonrasında ise bakımsızlıktan büyük bölümü yıkılmış ve şimdi ayakta kalan venk şapeli ise 2012-2022 yılları arasında restore edilmiştir. Ancak şuan ziyarete kapalıdır. Kilisenin biraz ilerisinde ise yüzyıllardır hiç susmamış bir senfoni gibi gürül gürül akan Venk Çeşmesi (Pınarı) vardır ve bu dağ köyünün can damarı olmuştur. Bugün halen kırsal dokusunu, Müslüman mezarlığını ve Müslüman ailelerin sıcak komşuluğunu korur.

Bir de sınır boylarımızda, Paleolitik Dönem’den kalma iskan izleri barındıran İnderesi Mağaraları var. Burası da stratejik önemi sebebiyle bugün 2. Ordu Mühimmat Bölüğünün askerî sınırları içinde, sivil yapılaşmadan mükemmel şekilde korunarak geleceğe taşınıyor. Asıl şehirleşme kırılmamız ise 1838-1839 yıllarında Osmanlı ordusunun kışı geçirmek için Eski Malatya’yı (Battalgazi merkez) kışla olarak kapatmasıyla başlıyor. Halk, yazlık sayfiye alanı olan Aspuzu Bağları’na, yani bugünkü yerimize göç ediyor. Çöşnük bu göçle kurulan “Yeni Malatya”nın doğu sınırını, şehre giriş kapısını oluşturuyor.

 

Yazar: Siz buraya 2006 yılında, henüz iki yaşındayken gelmişsiniz. Sizin çocukluğunuzun, büyüme yıllarınızın Çöşnük’ü nasıldı? Sokaklar size hangi kokuları, hangi hatıraları fısıldıyor?

 

Çöşnük Sakini: İlk geldiğim anı hatırlayamıyorum tabii ama tüm çocukluğum bu sokaklarda geçti, buralarda oynayarak büyüdüm. Benim hafızamda Çöşnük’ün en güzel zamanı haziran ayı demektir. Haziran geldiğinde, mahallemizin ana damarı olan Eşref Bitlis Caddesi boyunca uzanan kaldırımlardaki ıhlamur ağaçları çiçek açardı. Apartman bahçelerine özenle dikilen hanımeli bitkilerinin çiçek kokuları o ıhlamura karışırdı. Akşama doğru tatlı bir esintiyle mahallenin sokaklarına yayılan o koku, Çöşnük’ün gerçek imzasıdır. İşte o akşamüstleri benim için vazgeçilmez bir ritüel başlar; Mehmet Buyruk Caddesi’ndeki Tatlıpark Pastanesine gidip o enfes çikolatalı dondurmadan yer, yanında da buz gibi bir limonata içerim. Çocukluğumun, gençliğimin en lezzetli, en huzurlu anları o caddelerde saklıdır.

Mahallemizin diğer önemli caddeleri Mehmet Buyruk Caddesi ve Yusuf Özal Caddesi’dir. Buranın kendine has bir yerleşim geometrisi vardır; petrol istasyonu, lastikçi ve bisikletçi aynı sokak üzerinde omuz omuza vererek eski bir zanaat kümelenmesini yaşatır. Sokak aralarında yer alan  çay ocakları, esnafın ve mahallelinin gündelik hayatı konuştuğu birer yaşayan kütüphanedir. Eğitimimizi Kazım Karabekir İlkokulu, Muhittin Özmumcu Ortaokulu ve Avni Kiğılı Lisesi gibi köklü okullardan alırken mahalle bilincimiz Çöşnük Yardımlaşma Derneği, Çöşnük Eğitim Derneği ve Çöşnük Spor Kulübü ile ayakta tutulur. İnanç coğrafyamızı ise doğudaki tarihî Çöşnük Mezarlığı, doğudan batıya doğru sırasıyla Osmangazi Camii,  Necip Fazıl Kısakürek Camii, Battal Bolcal Camii, Eyüp Sultan Camii ve Medresesi, Musa Kazım Camii ve  Hz.Ömer Camii  tamamlar.

 

Yazar: Mahalle kültürünün en canlı yaşandığı yerler şüphesiz fırınlar, parklar ve sosyal tesislerdir. Çöşnük’ün gündelik sosyal yaşamında öne çıkan o özel noktaları bize anlatır mısınız?

 

Çöşnük Sakini: Bizde komşuluk ve geleneksel mutfak kültürü hiç ölmedi. Bunun en somut simgesi, yine Eşref Bitlis Caddesi’nde yer alan, mahallenin meşhur fırını Nimet Pide Fırını’dır. Burada sadece Ramazan’da değil her hafta sonu sabahında sokağa taşan uzun ekmek kuyrukları oluşur. Ekmekleri, simitleri her daim tazedir. Ben en çok dilimli susamlı somun ekmeğini severim; kimi tırnaklı pideyi, kimi simidini alır. Burası mahalle mutfağının ortak kalbidir; evlerde hazırlanan tepsi yemekleri, güveçler, lahmacun ve pideler bu fırının odun ateşinde pişer.

Parklarımıza gelirsek; güneyde Beydağı Tabiat Parkı (İnderesi), Somuncu Baba parkı, Eyüp sultan parkı ve Çöşnük parkları  dışında,  Avni Kiğılı Kız Lisesinin hemen üstünde Çeşmeli Parkımız vardır. Önünde geniş bir yeşil alan, içinde ise şirin, minicik bir süs havuzu yer alır. Parkın asıl önemi, gürül gürül akan o doğal çeşmesidir. Kentte su kesintileri yaşandığında tüm mahalleli elinde bidonlarla bu parkta toplanır, su doldururken koyu muhabbetler edilir. Çöşnük’ün o bitmeyen dayanışma ruhu bu çeşme başında yeniden canlanır.

Bir de mahallenin ulaştırma ve sosyal yaşam vizyonunu değiştiren noktalar var. Güneydoğuda, çevre yoluna sıfır konumda otobüslerin son durak yaptığı büyük bir istasyon durağımız var. Eskiden o istasyonun orada bir halı sahamız vardı, mahallenin gençleri orada toplanırdı. Şimdi o halı sahanın hemen üstünde (yukarısında) Battalgazi Belediyesi’ne ait çok büyük bir Sosyal Yaşam Merkezi kuruldu. Buranın biraz ilerisinde bir tane de özel spor salonu yer alıyor. Yani mahallemiz hem ulaşımla hem modern sosyal tesislerle tam bir çekim merkezi haline geldi.

 

Yazar: Çöşnük’ün coğrafi ve stratejik konumu Malatya genelinde nasıl bir yere sahip? Şehirle bağını nasıl kuruyor?

 

Çöşnük Sakini: Çöşnük aslında Malatya merkezine adeta yürüme mesafesinde bir konuma sahip. Sadece merkeze değil mahallemiz sınırlarında olan Battalgazi Devlet Hastanesine, Malatya’nın tarihi simgelerinden Hürriyet Parkı’na, Malatya İl Halk Kütüphanesine ve Kernek Külliyesine yürüyerek çok rahat ulaşabiliyorsunuz.

Aynı zamanda şehrin akciğerleri sayılan Orduzu Pınarbaşı Mesire Alanı’na, bölgenin en büyük sağlık üssü olan Turgut Özal Tıp Merkezine ve İnönü Üniversitesine de coğrafi olarak çok yakınız. Mahallemizin çevre yoluna sıfır olması ve kentin can damarı olan trambüs güzergahı üzerinde bulunması, bize muazzam bir ulaşım kolaylığı sağlıyor; Çöşnük’ten binen biri hem doğu aksına hem de batı aksına tek bir araçla kesintisiz ulaşabiliyor. Dahası, Malatya’nın en modern alışveriş ve sosyal yaşam alanlarından biri olan Malatya City AVM de mahallemizin en doğu ucunda yer alarak Çöşnük’ün ticari gücünü taçlandırıyor.

 

Yazar: 6 Şubat depremleri tüm Malatya gibi Çöşnük’ü de derinden sarstı. Bu felaket mahallenin hafızasında, esnafında ve silüetinde nasıl izler bıraktı?

 

Çöşnük Sakini: Çok büyük acılar yaşadık. Mahalle sınırımıza çok yakın olan Hakimbey Apartmanı’nın yıkılışı yüreklerimizi dağladı. Mahalle içinde ise depremden bir süre sonra hasarlı olması nedeniyle 1948 yapımı o tarihi Battal Bolcal Camii yıkıldı, şimdilerde yerinde yenisi yükseliyor. Deprem köklü esnaflarımızı da vurdu. Çocukluğumuzun geçtiği, kalem seçtiğimiz Selinay Kırtasiye ve sofralarımıza aş taşıyan Tanır Kasabı’nın binaları yıkıldı, maalesef tamamen kapandılar.

Ama Çöşnük ticari damarlarını hemen onardı. Selinay’ın yerini Mehmet Buyruk Caddesi’nde Gümüş Kırtasiye ve Eyüpsultan Kırtasiye alırken Tanır Kasabı’nın yokluğunda aynı caddeye Saray Kasabı hayat verdi. Nimet Pide Fırını ise yanına Nimet Kasabı’nı ekleyerek fırın-kasap ortaklığını tek çatı altında devam ettirdi. Mahalle içindeki ikişer adet mobilya ve beyaz eşya mağazası da ticaretimizin sürdüğünü gösteriyor. Zaten mahallemiz; 2. Ordu Komutanlığı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı ve Orman Müdürlüğü gibi dev devlet kurumlarına ev sahipliği yaptığı için kentin idari kalbi olmayı hep sürdürüyor.

 

Yazar: Peki, Çöşnük’ün geleceği nereye doğru evriliyor? Rezerv alan süreçleri ve yeni yapılaşma hakkında neler söylersiniz?

 

Çöşnük Sakini: Depremden sonra yirmiye yakın apartmanımız ağır hasar aldı ve kentsel dönüşüm amacıyla mahallenin büyük bir kısmı rezerv alan ilan edilerek yıkıldı. Şimdilerde Toplu Konut İdaresinin ağır hasarlı ve rezerv alanlarda inşa ettiği konutlar yükseliyor. Mahalle merkezinde artık boş arsa kalmadı. Bu durum ve deprem sonrası değişen güvenlik algısı, kentin büyüme yönünü radikal bir biçimde dağ yamaçlarına kaydırdı. Özellikle 2015 sonrası başlayıp depremle zirve yapan süreçte, Çamurlu Mevkii ile İnderesi Tabiat Parkı arasındaki dağlık şeritte çok katlı, modern binalar yükseliyor. Bu dağ üstü binaların popülerleşmesinin iki haklı sebebi var: Birincisi, insanların dağlık arazinin sunduğu o sağlam kaya zemin güvenliğine sığınmak istemesi; ikincisi ise tüm Malatya’yı kusursuz ve engelsiz bir biçimde ayaklar altına seren o muazzam manzara.

 

Yazar: İki yaşında bir çocuk olarak adım attığınız, ıhlamur ve hanımeli kokularıyla büyüdüğünüz, sıcak haziran akşamlarında çikolatalı dondurma ve buz gibi limonatayla serinlediğiniz Çöşnük; bugün küllerinden yeniden doğan, coğrafi konumu ve zengin ulaşım ağlarıyla Malatya’nın doğusunu batısına bağlayan merkezi bir omurga olarak karşımıza çıkıyor. Geleceği ise dağların zirvesinde yükselen, hafızasını asla yarı yolda bırakmayan dirençli bir mahallenin hikâyesi. Bu kıymetli tanıklık ve hafıza yolculuğu için çok teşekkür ederim.

 

Çöşnük Sakini: Ben teşekkür ederim, mahallemizin bu güzel hikâyesini, sokaklarını ve coğrafyasını geleceğe aktarabildiysek ne mutlu bize.

ETİKETLER: , , ,
"Okumanın izinde yürüyüp yazmanın eşiğinde soluklanan; her cümlesinde insanı, zamanı ve kendini yoklayan bir yolcuyum."
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.