18 Mayıs 2026, 09:35:18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 20°C
Az Bulutlu
Afyon
20°C
Az Bulutlu
Paz 20°C
Pts 17°C
Sal 21°C
Çar 15°C

RENKLERİN DİLİ

RENKLERİN DİLİ
20 Şubat 2026 14:58
197
A+
A-

 

Bir insanı tanımadan önce aslında onu biraz görürüz. Üzerindeki kıyafetin tonu, evinin duvarı, seçtiği çiçek, hatta telefon kılıfı… Renkler bizden önce konuşur. Biz daha adımızı söylemeden küçük ipuçları verirler.

İnsan ruhu renksiz değildir; yalnızca bazen solar, bazen parlar.

Kırmızı mesela…

Sadece bir renk değildir. Cesarettir, öfkedir, aşktır. Bir bayrağın kırmızısı fedakârlığı, bir gülünki kalbi hatırlatır. Bir annenin çocuğuna sarılırken içinden geçen koruma duygusu da biraz kırmızıdır. İçten içe yanan, sönmeyen bir ateş gibi.

Maviye bakalım…

Gökyüzüne uzun uzun baktığınız bir anı düşünün ya da deniz kenarında dalgaların sesini dinlediğiniz o sessizliği. İçiniz yavaşlar. Mavi acele etmez. Bir öğretmenin sabrında, bir babanın sessiz duruşunda biraz mavi vardır. Güven veren, sakin bir ton.

Sarı daha çelişkili bir renktir.

Güneş sarıdır, neşeyi çağırır. Ama sonbaharda yere düşen yaprak da sarıdır. Aynı renk, iki ayrı duygu… Hayat da öyle değil midir? Sarı, çocuk kahkahasını hatırlatır; ama eski bir defterin solmuş sayfalarını da.

Yeşil umut demektir.

Toprağın sabrı, kıştan sonra gelen filizdir. Hastane odasında pencere kenarındaki küçük bir bitkinin insana iyi gelmesi boşuna değildir. Yeşil, “Henüz bitmedi.” Der. Yeniden başlama ihtimalini hatırlatır.

Siyah çoğu zaman yanlış anlaşılır.

Karanlık sanılır ama aynı zamanda asildir. Gece siyah olmasa yıldızları görebilir miydik? Acı olmasa olgunlaşabilir miydik? Siyah, insanın derin tarafıdır. Sessizdir ama güçlüdür.

Beyaz ise sandığımız kadar sade değildir.

Aslında bütün renklerin birleşimidir; tıpkı insan gibi. İçimizde kırmızı da vardır, mavi de, sarı da… Ama dışarıdan bakıldığında bazen sadece sakin görünürüz. Beyaz, yeni bir başlangıcı çağrıştırır. Temiz bir sayfa gibi.

Renkler yalnızca dış dünyada değil, içimizde de yaşar. Bir sabah enerjik uyanırsınız; içiniz kıpkırmızıdır. Bir akşam yorgun dönersiniz, her şey griye çalar. Âşık olursunuz, dünya pembeye keser. Bir kayıp yaşarsınız, tonlar koyulaşır.

Hastanelerin açık renklere boyanması, çocuk odalarının rengârenk olması tesadüf değildir. İnsan bazen farkında olmadan iyileşmek, umutlanmak, hayal kurmak ister. Renkler bunu kelimelerden önce yapar.

Bazı insanlar vardır; yanına girince ortam aydınlanır, biraz sarıdırlar. Bazıları konuşmadan güven verir; mavidirler. Mücadele edenler, yılmayanlar kırmızıyı taşır. Sessizce toparlayanlar, büyütenler ise yeşili.

Belki de mesele hangi renk olduğumuz değil, hangi renge ihtiyaç duyduğumuzu fark edebilmektir. Çünkü insan bazen kendi tonunu kaybeder. Ama bir söz, bir dokunuş, bir hatıra onu yeniden canlandırabilir.

Hayat siyah beyaz değildir. Doğru ışıkta bakıldığında her şey biraz gökkuşağıdır.

Peki, siz bugün hangi renktesiniz?

ETİKETLER: , ,
Adım Büşra Akel. Ayvalıklıyım. Daha çok deneme yazısı yazıyorum. Onun dışında şiir, gezi yazısı da yazıyorum. Gezmek, yazmak ve okumak hayatımın vazgeçilmez hobileri.
YORUMLAR

  1. Sevda Yerinde dedi ki:

    “Peki, siz bugün hangi renktesiniz?”

    Yazında dediğin gibi her rengi yaşıyoruz. Keyifle okudum. Renklerin dilini anlatan bilgilendirici bir yazı olmuş. Başarılarının devamını dilerim.