25 Nisan 2026, 14:11:19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 9°C
Yağmurlu
Afyon
9°C
Yağmurlu
Cum 12°C
Cts 15°C
Paz 17°C
Pts 18°C

İNANCIN SESSİZ MASASI

İNANCIN SESSİZ MASASI
28 Kasım 2025 09:33
247
A+
A-

Bazen insan, kendine bile itiraf edemediği bir şeye inanır. Bir söz değil, bir din değil, bir öğreti değil… Daha çok, içerde bir yerde sessizce yanan küçük bir kor gibidir bu inanış. Ne alev olur ortalığı yakar ne de tamamen söner. Sadece hatırlatır: “Buradayım.” Hayatın beklenmedik kıvrımlarında, bir yol ayrımında, bir gecenin en sessiz noktasında göz kırpar. Ve belki de insan dediğimiz şey, tam da o göz kırpış sayesinde ayakta duruyordur. İnanç, çoğu zaman büyük sözlerle anlatılan bir şey değildir; insanın içinden kendiliğinden yükselen bir nefes gibidir.

Kimimiz hâlâ çocukluktan kalma bir masala tutunur. “Bir gün gerçekten anlaşıldığımı hissedeceğim” diyenler vardır mesela; ya da “iyi insanların sonunda yüzü güler” diye yaşamayı seçenler. Yaşadıklarımıza rağmen içten içe bir şeye tutunmadan yürüyemeyeceğimizi biliriz. Çünkü en güçlü görünenimiz bile bir gece yarısı, kafasını yastığa koyduğunda sessizce kendi masalını düşünür. Belki fazla iyimserizdir, belki biraz hayalcidir. Ama içimizdeki o küçük ses susmadığı sürece, dünya ne kadar yorucu olursa olsun bir şekilde yürümeye devam ederiz.

Bazıları “hiçbir şeye inanmam” der. O cümlenin arkasında bile bir inanç vardır aslında: İnançsızlığa inanç. İnsan zihni boşluğu kabul etmez; mutlaka bir dayanak bulur. Kimi mantığa yaslanır, kimi sezgilerine. Kimi şansa güvenir, kimi “her şeyin sonunda yoluna gireceği” düşüncesine. Bazılarımız da bu kadar düşünmeye bile ihtiyaç duymaz; sadece yaşarız. Ama farkında olmadan küçük küçük inançlar taşırız: Bir şarkının iyi geleceğine, bir günün daha güzel başlayacağına, bir yabancının gülümsemesinin içimizi yumuşatacağına.

İtiraf etmekte zorlandığımız ama aslında hepimizin sahip olduğu bir inanç daha vardır: “Bir gün biri beni anlayacak.” Ne kadar güçlü görünürsek görünelim ne kadar “kimseye ihtiyacım yok” desek de, insan en çok insanla iyileşir. Bir bakış yeter bazen, bir omuz, bir sessizlik. Bunu bilmek bile başlı başına bir inançtır. Dünyanın en yalnız anında bile, “bir yerlerde beni duyacak biri vardır” düşüncesi içimizi çoktan aydınlatmıştır bile.

Ama modern zamanlarda en çok sarsılan inanç, insanın kendine duyduğu inançtır. Çünkü dünya hızlı, yargılar sert, beklentiler yüksek. Hata yaptığımızda hemen kendimizi suçlarız; başarısız hissettiğimizde içimizdeki masalı sustururuz. Oysa insan bazen sadece insan olduğunu hatırlamaya inanmalıdır. Herkesin içinde, sessizlikle beslendiğinde yeniden parlayan bir taraf vardır. Bir kahve kokusunda, bir yürüyüşte, bir kitabın ilk cümlesinde kendine dönen bir yan… Kimse görmez ama o anlarda insan, kendine yeniden inanmayı öğrenir.

Belki de inanç dediğimiz şey, sandığımız kadar büyük bir şey değildir. Kutsal da olmayabilir, çok derin de… Bazen sadece kendimize söylemeye çekindiğimiz bir cümlenin doğru olabileceği ihtimali. Belki hiç gerçekleşmeyecek ama yine de gerçekleşme ihtimali bile içimizi ısıtır. Biraz umut, biraz cesaret, biraz inat.

Ve belki de hayat dediğimiz şey, o içimizdeki koru tamamen kaybetmemeye çalışmaktan ibarettir. Herkesin içinde görünmeyen bir ateş var; kimi zaman parıldıyor, kimi zaman külleniyor. Ama hâlâ orada ve “devam et” diye fısıldıyor. İnsan, inanmadan yaşayamayan bir varlık çünkü. Ve belki de en güzel inanç, herkesin kendi sessiz masasında sakladığı, kimseye göstermezken bile varlığından güç aldığı o küçücük kor.

ETİKETLER: , ,
Adım Büşra Akel. Ayvalıklıyım. Daha çok deneme yazısı yazıyorum. Onun dışında şiir, gezi yazısı da yazıyorum. Gezmek, yazmak ve okumak hayatımın vazgeçilmez hobileri.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.