19 Nisan 2026, 17:15:33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 10°C
Az Bulutlu
Afyon
10°C
Az Bulutlu
Pts 14°C
Sal 17°C
Çar 16°C
Per 9°C

KARANLIKTAN GEÇERKEN

KARANLIKTAN GEÇERKEN
17 Şubat 2026 09:37
205
A+
A-

Ruhumun kıyısında biriken o ağır sessizliği omuzlayarak yürüyorum;

sanki her adımım, geçmişle gelecek arasında gerilmiş ince bir ipin üzerinde.

Aşağıda korkularımın uğultusu, yukarıda ihtimallerin soğuk ve parlak bakışı varken

dengeyi kaybetmemek için kendi içime tutunuyorum derinden.

İnsan bazen dünyaya değil

kendi içindeki karanlık odaya yabancı olur.

Kapısını çalmaya cesaret edemediği o odada

çocukluğunun kırgınlığı, gençliğinin taşkınlığı

ve sustuğu her cümlenin yankısı bekler sabırla.

Bilinmek için değil anlaşılmak için.

Ve sonunda anlar ki

her susuş bir kabulleniş değildir,

bazı susuşlar fırtınadan önceki derin nefes gibidir.

İçinde büyüyen hakikati korur insan,

zamansız bir çığlıkla heba etmemek için

sabırla, sükûnetle, ağır ağır olgunlaştırır.

Gökyüzüne baktığımda yıldız görmüyorum artık yalnızca,

her biri gecenin alnına çakılmış bir hatırlatma gibi;

“Geçecek,

ama geçerken seni değiştirecek.”

Ve değişmek,

zannedildiği gibi bir kayıp değil,

eski kabuğun çatlayıp

yeni bir benliğin kanatlanmasıdır derinde.” diyorlar.

Hayat bana yumuşak davranmadı belki,

ama sertliğin içinde gizlenmiş bir incelik öğretti;

kırılmanın utanılacak değil

insan kalmanın doğal bir hâli olduğunu,

ve her kırığın,

içeride saklı duran ışığa açılan

ince bir pencere olduğunu gösterdi.

Şimdi geriye dönüp baktığımda

kaybettiklerime değil

beni ben yapan o zor eşiklere şükrediyorum.

Çünkü insan en çok düştüğü yerden büyür,

en çok terk edildiği yerde kendini bulur,

ve en çok yalnız kaldığında

kendi sesini duymayı öğrenir sonunda.

Eğer bir gün yolum yine karanlığa düşerse

korkmayacağım artık.

Bilirim ki karanlık,

ışığın yokluğu değil sadece.

Aynı zamanda sabrın sınandığı,

inancın derinleştiği,

ve kalbin kendi gücünü keşfettiği

sessiz bir imtihandır aslında.

Ve ben,

o imtihandan geçerken

yara almış ama eğilmemiş bir ağaç gibi

köklerimi toprağın derinine salıp

başımı göğe kaldıracağım.

Çünkü insan,

ne kadar sarsılırsa sarsılsın,

içindeki umudu diri tuttuğu sürece

yenilmez.

Yalnızca yeniden şekillenir,

yeniden doğar, ve yeniden anlam kazanır.

 

Kelimeler, sessizliğin düzenlenmiş hâlidir.
YORUMLAR

  1. Sevda Yerinde dedi ki:

    “İnsan bazen dünyaya değil

    kendi içindeki karanlık odaya yabancı olur.”

    Çoğu zaman o karanlıkla tanışamadan göçüp gider. Her satır ayrı güzel. Bu satır bir mesaj gibi. Kalemine sağlık başarılarının devamını dilerim.