BAŞKA AŞKLAR
Balkonlarımızdan insan sesleri geliyor,
sesler sesleri kovalar gibi,
yakalamak ister gibi,
boğazlayarak sevgilerimizi.
Bir çift el,
soğuk parmaklarıyla;
hırçın, hissiz, morarmış ayası
ve beni çekiyor
harf harf şakağımdan dışarı.
Balkonumdan, başkalarına nazır;
seslerin boğuştuğu,
bazen ateş yakılan,
ritüel çadırlar kurulu,
kalabalık konuşulan,
sabahı tentene eden,
kan dolusu testi kıran
insan çarşıları…
Kaynıyor içimde dirilmek.
Kırışıklıklar hüzünlerimde,
karalar sürülürken gecelerime.
Balkon;
diriltmeden göğsümü,
dirilmenin hazzına ermeden
tanımlamaya cüret yaşlarımı.
Sesler, ne cüret!
Aşklarımdan damlayan yaşı,
odalarıma kazıdığım şiirlerimi,
seccademi
zincir ile mahkûm etmek
balkonumdan.
Başka aşklar ile
tanımlayan beni…
Sesler saksıları çatlatıyor.
Çocuk çığlıkları,
öldürülen zihinleri annelerin
ve yatak odasına düşman yetişen
başka aşklar
yürüyor balkonumun önünden.
Başka aşklara âşık insanlar,
kendini tanımlayan seslere tutsak.
Evinin duvarlarını kırıyor
komşu sevmez diye rengini.
Çünkü komşunun sesi de
balkondan çekiyor aşağı.
Seslerin demirden sopalarla
aşklarımızı öldürdüğü
ve kafa taslarını aynı yerden kırarak
herkesi
başka aşklara meftun ettiği…
Oysa ki evimdeki çekyat
ve tüten ocağı kendilik telaşımın;
annemin bir gülüşünde demlenen,
babamın üniformasında iliklenen
namustan bir çocuk…
Umut kuşları gibi
balkonumdan uçuyor
inatla
başka aşklara.