YORUMSUZ
Tütsü kokar mavi beyaz gömleğim,
Destelerce satırlar…
Bu boş sokaklar her bir karesini gerçekmiş gibi hatırlar.
Günler baydı, gel de şimdi konuşup durma, miskin ol.
Verip veriştir lakin, aydınlığımın gölgesinde yine sen ol.
İçimdeki o bozduramadığım cevheri çıkar ve parlat.
Karanlık satırlar yazarken sürekli içim rengârenkti,
Oysa…
Akşam üstü sokaklarda ruhunu sat.
Bugün rahat uyurduk belki o hiç olmasaydı.
Karanlığın içinde gözlerini seçmek zordur.
Bu adam belki biraz palavracı, belki sizden yorgundur.
Aldattığı gönüller bihaber,
Lakin hâlâ gülümserler.
Kalpazan kardeşle bir tur at,
Belki günahına mâni olursun.
Çok geç olmadan uyu, gençliğin bitince mahvolursun.
Ölümü bile gördüm lakin hâlâ yaşamı göremedim.
Yelpazem geniştir, benimle biraz takıl, görürsün.
Suyla koşar kundakçılar,
Yirmi yıl…
Yirmi yıldır yanan evime.
Söyleyin ona, yazdıklarımı okumadan üstünü karalamasın.
Gözleyenler erişemeden, beynini yıkamadan silip atsın.
Perdelerde hissediyorum yanık kokusunu
Ve gözlerindeki korkuyu.
O güler geçerken ben kalemini,
Çoktan kırmış olacağım.
Sönük olan tek şey sana olan duygularım.
Beklemeye mecalim kalmamıştır artık.
Ağzımın altında poşet tutan gençler oldu,
Beni çıkmaz yollara bilerek sürükleyenler oldu.
Olmayan bir sendin, asla olmadın.
Şatafattan bir manevrayla kaçtım ve tüm yolları kapattım.
Sık sık Dikimevi’nde koştuğum o günleri hatırlarım.
Şarkılar, besteler, oyunlar ve vicdansız adamlar…
Şaraplar daha yudumlanmadan yenisi getiriliyordu.
Bünyeleri kaldırmaz oldu lakin beyinleri hâlâ istiyordu.
Yorumsuz, çünkü yorum yapılmaz.
İhsan’ın küllüğünde sönmeyen bir izmarit.
Bir dal parçası ara, en güzelini bul ve getir.
Bu handikaplar üstüne sahnede alkış almak,
Derdimin müsebbibidir evime çıkan yokuşlar.
Işıklar söndüğünde unuttuğunuz gençten dinleyin.
Yalnız bırakıp da arkaya bakma gereği duymadınız.
Bir tetikçiyle mazbut bir kız hayatımı mahvetti.
Eş zamanlı kalbimden birer parça söküp gittiler.
Bir de gözlerime bakışları vardı.
Hiç de hicap yoktu, sezmedim; buz kestim.
Ağlamayı unutan gözlerim tekrardan yaşardı.
Son defa hayatımda pes etmeyi istedim.
Hayatımı düzeltecek bir Nisan gelip geçti.
Kıyıda köşede kalmış eski hesaplar…
Biz hâlâ Kasım’dayız, onlar umursamaz yolundalar.
Yorumsuz, çünkü yorum yapılamaz.
Yeltenip de hayıflanma; ertesiyle uyandım.
Gözlerimi açtığımda hâlâ karanlıktı.
Şimdi ellerimden hissettiklerim sayfa sayfa dökülüyor.
Tek ayaklı savaşçıya diz çöktüren bu lanet bozulmuyor.
Kapılar kapandığında çaresizliğin yüzünden okunur.
Eğer bir değer biçersen sonu elbet hüsran olur.
İki bakir erkek sineğin ızdırabını beklemekte.
Çeker gider ve unutulur aklı leyla hesaplarda.
Yollayın fotoğrafları, zaten bizde günah çoktur.
Aynı karede bir kumarbaz, bir de kayıp arkadaş.
Yazıyorum; velev ki yazmasam vefasızdı derler.
Başarması lazım, yoksa ışığı sönük bir cenaze.
Yerde hareketsiz yatanlar, tavandan acı sesler.
Radyoda bazen sade, bazen kalburüstü ezgiler.
Geride bıraktığım yıllar, peşine hatıralar virane.
Duymaktan bıktım da uslanmadım; aynı terane.
Yorumsuz, çünkü yorum yapılamaz.
Dertler yılların getirisi, iki satıra sığmaz.
Düğümler çözülmez, ellerim titrer; bu neyin telaşı?
Karanlık taraftan bir yer ayırt, her ihtimale karşı.
Yorumsuz bırak, zaten ne söylersen söyle durduramazsın.
İçinde akan kan zamanın ziyanı.
Susturamazsın.
Yorumsuz, çünkü gül yetişmez.
Mezarlıktan bir bahçesi vardır.
Sesinden çekinirim, koluna sarıl da ağlamasın.
Dolmuş bir hâlde yalnız sokaklarda gezdim.
Uzak dur bu yezitten.
Rezil rüsva satırlarıyla seni etkilemesin.
Gece olunca eve gitmedim, her sokağın melodisini dinledim.
Yorumsuz bırakırım, bu manzaraya yorum yapılamaz.
Dar sokaklara sığmayan hayatları hiçbir kitap yazamaz.
Yazma ihtirasım gözlerindeki umuttandı, gülmeseler de.
İstanbul’un anlatılacak yanı kalmamış güzellemelerle.
Kirli düşüncelerle beni sayfalarıma boğdular.
Yorum yaparsan hatırlarsın onları, kendin gibi unut.
Bozuk bir gramofon, düzenli dinlediğim nasihatler.
Perdelerde sigara izleri, burada sobadan uzak yatmam.
Eskimiş tadı; yalnız gece olunca biraz da korkarım.
Hâlâ hayattaysa gözlerim etrafta annemi arar.
Yorumsuz kalırsa dertlerimiz, peşine biraz mutluluk.
İmkânlar kısıtlı lakin hâlâ mutlu olabiliyoruz.
Yorumsuz, çünkü yorum yapılamaz.
Neyi eleştirdiğimi bile unuttum, neyse kalsın.