NEDEN RUHUMLA BORÇLUYUM?
El gözünde divaneyim, yazdıklarım aklımdan zorum.
Tek isteğim cevaptı, Tanrım, kudretin değil sorum.
Verdiklerinden halliceyim; sen vermedikçe yoksulum.
Keramet sade yaratmaksa, azametinden yoksunum.
Garip diyarın ehliyim, bildiklerinden mahzunum.
Ne geç zamanın seyriyim, ne yare salınan mazlumum.
Körün leyale nezriyim, bi lafza mağşuş mazmunum.
Bu cürme sebeb kaderdeyse, ispatı olmaz maznunun.
Zahirde kelam söylerim, batında manâ bulurum.
Batında kelam söylerim, zahirde fenâ bulurum.
Bir katre rahmet isterim, derya denizdir umduğum.
Bir katre rahmet istedim, neden bir hiçtir bulduğum.
Farz et ki aşk bahsinde ben, şerh edilmez bir konuyum;
Ne geçmişimin iziyim ben, ne geleceğimin ucuyum.
Ezel bezminde verilmiş mukaddes sözün tonuyum;
Ne sâkinin meclisiyim ben, ne karanlığımın sonuyum.
Bu sırra vakıf değilim; meçhul bir yoldur tuttuğum.
Bu sırda vakıf ararken, kendimmiş meğer unuttuğum.
Varlığın aslı sendedir, ben yokluğumla suçluyum.
Topraktan geldiysem eğer, neden ruhumla borçluyum?
İnce eleyip sık dokunmuş derin manalar barındırıyor her cümle. Hep olduğu gibi sağlam kalem sağlam satırlar