BİR YAŞAMAMA ÇABASINA DAİR CÜMLELER
İki güzel söze tavzif olmak…
Düşünmek ve heveslerin esiri olmak…
Kendi akıl ve hakkından çok uzak,
Bir muştu peşinde aptalca hapsolmak.
Tutuklu kalsın dilin ve bahsetmesin asla kalemin.
Majör depresyon ve hissizliktir senin tek bekleyenin.
Dön bir bak, bu nasıl bir bedbahtlık böyle?
Kendine zerre bir acıman yok mu ki senin?
Yüzünde tebessümle görmek istemem hiç seni.
Böyle avare bir sahtelik hiç bulmasın beni.
Ruhun daralmış, derin bir acziyet içerisinde!
İnsan insan olalı kendinden hiç nefret etmedi böyle.
Suskun kalmak istemediğin anlar biriksin içinde.
Kes sesini ve sustur bunu zihninin en derininde.
Konuşabildiğin kadar fazla konuşsan da her zaman,
İnsan olmaktan vazgeçince olmayacak tek bir soran.
İşin aslını sorarsan, sevmemektir aslında bendini;
Bana sorarsan da gördüğün her bir zerreni.
Bu haldeyken başka şeylerin sakın düşme peşine,
Hüsran olan elbette sen olacaksın her seferinde.
Etraftaki her yer karanlık saçan ışıklarla dolu.
İnsanların gülüşleri bile sana bir nefret zoru.
Kendi sesin olsun bir ölümün kor uğultusu,
Varlığın ise zaten bir bütün hissizlik kuruntusu.
Kahroluşundur gülmek için bir sebebi düşünmen.
Ne demek bu halinle bir şeye heves etmen?
Sen baştan aşağı sahtelik dolu bir herifsin!
Nasıl sevmeye hakkım var diyebilirsin?
Bugün de yarın da hep aynı terane kafanda.
Bu nefret belli ki olacak hep senin koynunda.
Buna karşı gelmen pek gereksiz bir çırpınış,
Her seferinde sana daha da sahtelik katmış.
Nedir kendinden bu anlamsız beklentin?
Senin bu hâlin ölümden dâhi daha vahim.
Ölmüşlerinle aranda nasıl bir bağ olabilir ki?
Matemlerini kabul etmemek olamaz ki azim.
Bütün bunlarla yaşamamaya devam et elbette.
Sen acı çekmeyeceksen eğer bu hayatın ne diye?
Hiç düşünme bile huzura dair tek bir heves,
Çünkü benliğin bütün bunlar için çok abes.