KULAK İŞİTSE NEYE DEĞER?
Akıl sükûta karşı gelir, huzura tamah eyler.
Huzuru kalpte bulamadıysa, arif olsa neyler?
Şâdümâna gam sürüp, inkâr etsem de gördüğümü:
Doğru aramaz bildiğimden, yanlış olsa yeğler.
Eşk taraba kap dayar, olursa dost dediğin eğer.
Kabında yaş birikmediyse, dosttan olmazmış meğer.
Gönlüm omza yüklediğim, soluk kumaşlı bohçam benim.
İçini açıp bir görseniz, bak neler var neler.
Gecemde yâr olur da gam, sabaha sitem eyler.
Aklım heves peşindeyken, kalbim sükûtu neyler?
Yalanlar kum, dil rüzgâr olsa, silinmez daim izler.
Nefsimse mazeret bulur, kusuru bende gizler.
Dost yüzünde gül taşır, ardında diken serper.
Ne yüzler gördüm gül sanıp, dikenle bağrı sürter.
Vefa denen cevher gidince; gerçek, kalbi dürter.
Hakikatin çıplak kalınca, iftiralar örter.
Kelamım dilde eksilir, manası bende geçer.
Manayı tartan gönül ise, bir harf değil, bir hâl seçer.
Sözümse kalpte düğüm olur, ben anlatsam da kim çözer?
Gönül mânâdan uzak ise, kulak işitse neye değer?