17 Nisan 2026, 15:39:05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 19°C
Hafif Yağmurlu
Afyon
19°C
Hafif Yağmurlu
Cts 11°C
Paz 11°C
Pts 13°C
Sal 17°C

BİR BAYRAMDAN DAHA FAZLASI

BİR BAYRAMDAN DAHA FAZLASI
17 Nisan 2026 12:57
11
A+
A-

Bazı günler vardır; takvimde yer alan bir tarihten ziyade, insanın içinde kapılar aralar. 23 Nisan bunların en başında gelir.

Çocukken sabah erkenden uyanıp heyecanla hazırlanan o kıyafetler, şiirlerin ciddiyetle ezberlendiği anlar ve okul bahçelerinin bin bir Türk bayrağıyla süslendiği o en güzel gün…

Ancak büyüdükçe anlıyoruz ki 23 Nisan sadece çocukların neşeli gösterilerinden ibaret değilmiş. Aslında bir milletin yeniden ayağa kalkışının, umudunun ve geleceğe bıraktığı en değerli mirasın adıdır 23 Nisan.

Düşünsenize… Bir millet var; yorulmuş, yıpranmış, savaşlardan bitap düşmüş… İnsanlar umudunu yitirmenin eşiğinde. Tam o anda bir adam çıkıyor ve diyor ki: “Gelecek çocuklarındır!”

Bu, sadece söylenmiş bir söz değildir. Karanlığın ortasında yakılan ve hiç sönmeyecek bir ateştir. O ateş hâlâ ilk günkü gibi yanıyor. Çünkü bu ülkenin geleceğini çocuklara emanet etmek, en saf ve en temiz duygulara güvenmek demektir.

23 Nisan’ın en güzel yanı da bu değil midir? Büyüklerin çocukluğuna döndüğü, çocukların dört bir yanda gülümsediği o eşsiz duygu…

Koltuklara oturan miniklerin gözlerindeki parıltı… Sizce de sanki dünya onların kalbinde taşınıyor gibi değil mi? Belki de dünyayı kurtaracak olan şey, tam olarak bu “çocukça” saflıktır.

Hatırlıyor musunuz? İlkokulda sahneye çıkarken yaşadığınız o korku ve heyecan karışımını? Belki dizleriniz titriyordu, belki ezberlediğiniz o şiiri unuttunuz ama yine de alkışlandığınız o anı…

Çünkü o gün kimse mükemmelliğe odaklanmazdı. O gün sadece çabaya, masumiyete ve cesarete bakılırdı. Keşke büyüdükçe bu duyguları yitirmeseydik. Keşke hâlâ hata yapmaktan bu kadar korkmasak, içimizden geldiği gibi yaşayabilsek!

Aslında 23 Nisan bize içimizdeki o çocuğu hatırlatıyor. Unuttuğumuz o çocuk sevincini, sebepsiz yere gülmeyi, küçük şeylerle mutlu olabilmeyi… Büyüdükçe ağır yükleri sırtlanıyor insan; kalbi gitgide ağırlaşıyor. Sorumluluklar, hayal kırıklıkları, kaygılar ve endişeler bir bir omuzlarına biniyor.

Ama bir çocuk, tüm bunlara rağmen gülebiliyor. İşte tam da bu yüzden 23 Nisan sadece çocukların değil, içindeki çocuğu kaybetmek üzere olan herkesin bayramıdır.

23 Nisan’ın başka bir tarafı daha var elbette. 23 Nisan sadece bir bayram değildir; geleceğe verilmiş bir sözdür. “Biz bu ülkeyi size emanet ediyoruz” diyen bir inancın en güçlü simgesidir.

Şimdi etrafınıza bir bakın… Oyun oynayan çocuklara, kahkahalarına, hayallerine, gözlerine… Belki bir tanesi doktor olacak, biri öğretmen, biri sanatçı… Ama hepsinin ortak bir yanı var: Henüz kirletilmemiş bir dünyayı taşıyorlar kalplerinde. Ve bizim unuttuğumuz her şeyi onlar hatırlıyorlar.

Belki de bugün yapılması gereken en önemli şey, bir çocuğun gözlerine bakmaktır. Oradaki umudun farkına varmak… Ve sonra hepimiz kendimize şu soruyu soralım:

“Ben içimdeki neşeli çocuğu ne zaman susturdum?”

ETİKETLER: , ,
Adım Büşra Akel. Ayvalıklıyım. Daha çok deneme yazısı yazıyorum. Onun dışında şiir, gezi yazısı da yazıyorum. Gezmek, yazmak ve okumak hayatımın vazgeçilmez hobileri.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.