KASIM NİDASI
Kalp yarası misali açılmış bembeyaz bir leke,
Enkaz kaldırılırken sevgisinden medet umdum.
Tek başına direnen kalpler,
Gösterişten yoksun…
Leylagül sinemden bahsederdi, istisnadır sandım.
Kor bir zindan ateşi gözlerinde hapsolur
Ve şimdi senden sonra her şey anlamsız…
Sen, hâlâ var olmamın bedelisin;
Dağılıp duran bir sürü kâğıt arasında.
Asaletim de vardı,
İki günde söndürdün.
Başka bir surette çıkarım karşına belki,
Ama asla boyun eğmem.
Sükûn gibi görünürüm gözlerine mecburen,
Oysa içimde yıllardır yıkılan bir şehir var.
Sen yokken güneş yetmiyor
Dünyamı aydınlatmaya.
Sen yokken gülmüyorum,
Yüzüm yalan söylüyor.
Sen yokken
İstanbul bile kalabalık gelmiyor gözlerime.
Hâlâ arafta ölümlü satırlar yazar dururum.
Üç yıl evvel bir sarsıntıyla uykuya daldım,
Şimdi uyandım;
Geç olsa bile.
Ve benliğimin katillerini
Kurtarıcım sandım.
Aynada bir yansıma göremiyorum artık.
Gözlerimi ovuşturuyorum durmadan.
Zehir zemberek sözlerinle
Zihnimdeki çehrene yakarışlarım çarpışıyor.
Süner gözlerim,
Sesini bastırmak için susarım bazen.
Lisan dışı bilmeceleri
İki heceyle çözmeye çalışırım.
Kapattık defteri martın son haftasında.
Ama insan, biteni bile son kez zorlamak istiyor.
Dikimevi’nde bir durakta,
Elimde kolye, yol gözledim sessizce.
Çıkacaktım karşına
Beyhude bir heyecanla.
Bir şeyler söyleyip
Kendimi yine sana yenik düşürecektim.
İnan, istemedim.
Son bir kez baktım uzaktan.
Mutluydun.
İşte o yüzden sustum.
Çok senaryo kurdum kafamda,
Sonu hep kötü bitti.
Hesaplar tutmuyor artık;
Bizlik değil galiba.
Hiç üşümedim balkonumda.
Günlerce seni düşledim.
Uğraşıyorum ama
Bir şeyler düzelecek mi, emin değilim.
Sonu yine kötü bitti.
Parkta yalnız başıma kaldım.
“En kötü günüm bu olsun,” dedim
Ve gittim.
Dedim ve gittim.
Lakin senden gidemedim hâlâ.
Kalabalığın arasında
Bir tek senin bakışın…
Gözlerin sanki gökyüzüyle yarışırdı.
Ve ben…
Tam orada kayboldum.
Şimdi hâlâ
Bakışlarının kırık aynasında
Kendi suretime yabancı yaşıyorum.
Ne zaman tutsam ellerini,
Avuçlarımda kendimi kaybettim.
Ve sen kaçırsan da
Ben yine
Tutacağım ellerini.
Çünkü bazı vedalar
Sözle değil, kalple reddedilir.
Ben sustuğum her anda
Sana biraz daha yaklaşırım içimde.
Gidersin sanırsın,
Bir sokak dönersin, biterim.
Oysa ben
Her dönüşte yeniden doğarım sana.
Adını unutsam bile
Sesin omzumda kalır.
Bir rüzgâr geçse içimden
Hep senin tarafına savrulur.
Senden vazgeçmek…
Bunu denedim.
Ama bazı insanlar
İnsanın içinden sökülmez,
Sadece yer değiştirir.
Ben seni bıraktım sandığım her gün
Daha çok tutmuşum meğer.
Parmaklarımın arasında değil artık varlığın,
Bütün damarlarımda aynı ısrar.
Şimdi anlıyorum:
Ben gitmiyorum,
Ben hep senin kaldığın yere dönüyorum.
Ve eğer bir gün
Hiçbir şey hatırlamasam bile
Kalbim yine aynı şeyi yapacak:
Seni
Unutmayı reddedecek.