KARŞI BALKONUN ÇİÇEĞİ
Dört duvar sadece sigara kokuyor.
Dumanlardan nefes alamıyorum.
Bir şiir çınlıyor kulaklarımda.
Yabansı ama gür bir ses,
Dolu dolu haykırıyor yüzüme.
Tomurcuklu bitkilerim vardı.
Topraksız saksılarda, ha gayret büyüttüğüm…
Şimdi karşı balkonda çiçek açmış her biri.
Güneş arkamda olsa da yüzünü bana dönmüyor,
Nehir evimden aksa da suya imrenmiyorlar.
Rutubetlendi artık bir kere odalar.
Boya badana lazım evin her köşesine.
Sen ki evi hep dört duvar zanneden…
Sen ki yuva kıymeti bilmeyen…
Sen ki…
Çiçeklerimi alıp karşı balkona taşıyan…
Saksılarını bende unutmuşsun.
Geri almak için bile gelmeyeceksin, anladım.
Anladım saksılarımı boşuna temizlemişim.
Bu defa anladım; çiçek bakmak güç ister,
Sorumluluk ister, yürek ister.
Benden çiçek sahibi olmazmış, anladım.
Boya badanayı boşuna yaptırdım demek…
Çiçeklerim karşı balkonda mutlular belli ki.
Kaldırın üstümden nehri ve güneşi,
Panjurları kapatın.
Çiçek beslemeyeceğim.
Bir başkasının balkonunda yeşeren çiçekleri ise
Sevmek için fazla gururluyum.
Çiçek sahibi olmayı hem gerçek anlamda hem umutsuz bir aşkın meteforu olarak kullanmak çok mantıklı. Aynı zamanda şiirin duygu yoğunluğu insanı içine çekiyor, aynı duyguları hissettiriyor. Yüreğinize sağlık