FARKLI DÜNYAM
Benim adım var aslında. Ama çoğu zaman adımı duymuyorum.
Çünkü insanlar bana bakarken ismimi değil, farkımı görüyor.
Ben sizin dünyanızda yaşıyorum. Aynı sokaklardan geçiyorum, aynı sınıfta oturuyorum, aynı gökyüzüne bakıyorum…
Ama inanın, gördüğümüz şeyler aynı değil.
Siz bir sınıfa girdiğinizde sandalyeleri, tahtayı, arkadaşlarınızı görürsünüz.
Ben ise ışığı görürüm önce. Tavandaki lambanın titreyişini…
Sonra sesleri duyarım. Kalem sesi, sandalye sesi, fısıltılar, nefesler…
Hepsi aynı anda. Hepsi çok yüksek.
Bazen kulağımı kapatırım.
Çünkü dünya bana fazla gelir.
Siz buna “abartıyor” diyebilirsiniz.
Ama benim için bu, bir fırtınanın ortasında kalmak gibi.
Kalabalıkları sevmem.
Çünkü herkes konuşur, güler, hareket eder…
Ve ben hangisine bakacağımı bilemem.
Sanki beynim aynı anda yüzlerce pencere açmış gibi olur.
Hiçbirini kapatamam.
O yüzden bazen köşeye çekilirim.
Sessizliği seçerim.
Yalnızlığı değil… sessizliği.
Benim bir düzenim var.
Aynı yoldan yürümek, aynı sırada oturmak, aynı şeyi tekrar etmek…
Bunlar sizi sıkabilir ama beni sakinleştirir.
Çünkü dünya benim için zaten yeterince sürpriz dolu.
Bir şey aniden değiştiğinde içim sıkışır.
Siz “ne var bunda?” dersiniz…
Ama benim içimde her şey yerinden oynar.
Bazen gözlerinize bakamam.
Bu saygısızlık değil.
Sadece gözler çok şey anlatır… çok hızlı, çok yoğun.
Ben o kadarını bir anda taşıyamam.
Ama bu sizi görmediğim anlamına gelmez.
Ben sizi başka şekilde hissederim.
Benim de sevdiklerim var.
Belki bir oyuncağın dönmesi…
Belki bir melodinin tekrar etmesi…
Belki de sadece bir ışığın duvarda dans etmesi…
Siz “basit” dersiniz.
Ben “güzel” derim.
Ben konuşamayabilirim bazen.
Ya da kelimelerim geç gelir.
Ama bu, içimde cümleler olmadığı anlamına gelmez.
Benim içimde de hikâyeler var.
Sadece dışarı çıkacak yolu bazen bulamazlar.
En çok neyi isterim biliyor musunuz?
Beni düzeltmenizi değil…
Beni anlamaya çalışmanızı.
“Normal ol” demenizi değil…
“Sen nasılsan öyle gel” demenizi.
Elimi hemen çekmeyin.
Sessizliğimi boşluk sanmayın.
Tekrarlarımı anlamsız görmeyin.
Benim dünyam farklı olabilir…
Ama eksik değil.
Eğer biraz yavaşlarsanız…
Biraz daha dikkatli bakarsanız…
Belki benim gördüğüm o küçük detayları siz de görürsünüz.
Belki o zaman anlarsınız…
Ben sizin dünyanıza uyum sağlamaya çalışırken
Aslında her gün çok büyük bir çaba veriyorum.
Ve belki bir gün…
Siz de benim dünyama bir adım atarsınız.
O zaman gerçekten tanışırsak…
Göreceksiniz—
Ben kırık değilim.
Ben yanlış değilim.
Ben sadece
başka bir şekilde
tamım.