15 Ekim 2026, 08:18:19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 13°C
Hafif Yağmurlu
Afyon
13°C
Hafif Yağmurlu
Per 13°C
Cum 9°C
Cts 13°C
Paz 14°C

KEFENSİZ VUSLATLAR: BİR MİLLETİN ONUR ATLASI

KEFENSİZ VUSLATLAR: BİR MİLLETİN ONUR ATLASI
28 Ağustos 2026 14:56
264
A+
A-

Yedi düvel yürüdü, yurt daraldı bir gece,

Ufuklara çöktü yas, karıştı gökler ince.

Anadolu sustu sanıp sevindi düşman,

Oysa bir millet doğdu, küllerinden yeniden.

 

Gövdesini siper etti, sarsılmaz bir kale,

Her neferin yüreğinde bağımsızlık meşale.

Toprak değil bu artık, yemindir her karışı,

Vatan diye çarpıyordu Mehmet’in yüreği.

 

Mehmetçik yollara düştü, ardında ana duası,

Yüreğinde vatan, gönlünde sarsılmaz inancı vardı.

Aç kaldı, susuz kaldı, yine dönmedi geri,

Canıyla savundu bu toprağın her bir karışını.

 

İnönü’de direniş, Sakarya’da şahlanış,

Dumlupınar yolunda tek yürekle kenetleniş.

Her adımda bir umut, her taşta bir emanet,

Milletin alnında parladı büyük cesaret.

 

“Ya istiklâl ya ölüm” diye yankılandı dağlar,

Bu sesle titredi düşman, sustu bütün toplar.

Kocatepe’den yükseldi bir milletin kararı,

Başkomutan’ın izinde açıldı zafer yolları.

 

Mustafa Kemal’in bakışı ufuklara uzandı,

Onun emriyle Anadolu yeniden canlandı.

Bir elinde istiklal, bir elinde vatan,

Ordusuyla yürüdü şafaklara inanan.

 

Kimi evinden uzakta, kimi yaralı, yorgun,

Fakat hiçbirinin kalbi değildi korkuyla suskun.

Analar bekliyordu cephelerden gelecek,

Her duada bir isim, her isimde bir emek.

 

Süvari at sürdü Afyon’un ovasında,

Şimşekler çaktı Türk’ün çelik kılıcında.

Bir hücumla dağıldı yılların karanlığı,

Göklerde dalgalandı ay yıldızın aydınlığı.

 

Şafak sökerken sustu düşmanın topları,

Mehmetçik tuttu yeniden yurdun yolları.

Geri çekildi düşman, açıldı gökyüzü,

Zaferin ayak sesiydi o sabahın sözü.

 

Dumlupınar toprağında koptu büyük savaş,

Günlerce dinmedi gökte toprağın telaşı.

Her siperde bir yiğit, her elde bir bayrak,

Hürriyet için çarpıyordu yürekler ancak.

 

Başkomutan’ın emriyle birleşti bütün güç,

Yıllardır beklenen gün artık değildi uzak.

Bir millet omuz omuza, bir ordu tek bilek,

Karanlığı yararak yürüdü göğe dek.

 

Otuz Ağustos günü değişti yurdun yazgısı,

Düşmanın çözüldü artık kurduğu ordusu.

Başkomutanlık Meydanı’nda duyuldu tek ses,

“Bu topraklar bizimdir” dedi Mehmetçik nefes nefese.

 

Kara Fatma cephede, kadınların onuru,

Gördesli Makbule’de zaferin sesi yükseldi,

Halide Edip’in sesi meydanlarda çınladı,

Bir milletin istiklali göklere uzandı.

 

Nezahat Onbaşı’ydı daha çocuk yaşında,

Vatan nöbeti vardı o küçük bakışında.

Her evde bir kahraman, her ocakta bir umut,

Mehmetçikle birleşti Anadolu’daki ruh.

 

Hangi mizan tartabilir bu ağır emaneti?

Hangi kalem yazabilir milletin gayretini?

Zaman önünde eğildi, tarih sustu bir an,

Zafer diye haykırdı Anadolu’nun dört bir yanı.

 

Yerin altı mahşerdi, göklerde ateş vardı,

Fakat Türk’ün iradesi her engeli aşardı.

Vazgeçmedi bu ordu canındaki yeminden,

Vatanı kurtardı kanıyla, canıyla yeniden.

 

Sönmez bu kutsal ocak, bitmez içindeki alev,

Bağımsızlık uğruna verildi nice emek.

Mağlup oldu önünde karanlıkla gelenler,

Zaferle dirildi yurdun suskun köyleri, kentleri.

 

30 Ağustos’tur bu, hürriyetin nişanı,

Dumlupınar’da yazıldı milletin destanı.

Selam olsun şehide, gazinin izine,

Selam olsun ebediyen Türk’ün istiklaline.

“İlim ilim bilmektir,   İlim kendin bilmektir.   Sen kendini bilmezsin,   Ya nice okumaktır?”   — Yunus Emre   Kendini bilen, Rabbini aramaya başlar. Her bilgi bir kapı, her kapı insanın kendine doğru attığı bir adımdır. Çünkü yol, dışarıda değil; insanın kendi içinde başlar. Gönül ise hakikatin sessizce tecelli ettiği yerdir. Gönlünün kuytularında biriktirdiklerini kelimelerin ışığına çıkaran bir yazar ve şairdir. İnsan, hayat ve toplumun görünmeyen yüzünü sorgularken; hakikatin, adaletin ve vicdanın izini sürer. Çiçeklerle hayat bulan bir kadın olarak kelimelerle kök salar, eserleriyle filizlenir. Onun için yazmak; hissetmenin, sorgulamanın ve kendinden bir iz bırakmanın biçimidir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.