Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 15°C
Hafif Yağmurlu
Afyon
15°C
Hafif Yağmurlu
Sal 12°C
Çar 7°C
Per 8°C
Cum 13°C

RÜYA MI GERÇEK Mİ

RÜYA MI GERÇEK Mİ
5 Aralık 2025 15:29 | Son Güncellenme: 12 Aralık 2025 17:55
225
A+
A-

Bu gece de aynı saatte, nefes nefese, korku içinde uyandım. Bir haftadır aynı rüyayı görüyorum. Nerede olduğunu hatırlayamadığım, etrafı kayalarla çevrelenmiş o tepede üç kişi vardı sanki. Yaşlı bir amca, orta yaşlarda bir adam ve küçük bir kız çocuğu. Her seferinde önce amca, sonra orta yaşlardaki adam en son küçük kız çocuğu atlıyordu uçurumdan. Ne kadar uğraşırsam uğraşayım kurtaramıyordum hiç birini. Sarsıcı bir şekilde uyanıyorum sonra yarım saat uyuyamıyordum. Her kapattığımda gözümü kız çocuğunun “kurtar” diye bağıran bakışlarını, tepenin kana boyandığını görürüm.

Balkona çıktım, sert rüzgar tokat gibi vurunca yüzüme biraz daha toparladım. Psikolojiye göre; eğer rüyanda birini görürsen o kişiyle günlük hayatta bir temasın olmuştur. O zaman kimdi o insanlar, kimdi yalvaran gözlerle bakan kız? Belki de sadece bir rüya, gelip geçici anlamsız bir rüya… 

Biraz daha uyudum sabah altı civarı uyandım. Gece uykumun bölünmüşlüğünün vermiş olduğu bir sersemlikle kahvaltı hazırladım kendime. Okula yetişmek için acele ederek hazırlanıyorum. Soğuk hava yüzüme vura vura çıktım yokuştan. Sert esen rüzgar bana geceyi hatırlattı. Gözümün önüne geldi küçük kız çocuğunun bakışları.

İlk ders coğrafya dersiydi. Hiç sevmezdim coğrafya dersini, hoca ya kitaptaki yerleri okuturdu ya da bağırıp çağırırdı. Bütün öğretmenler gibi Canan Öğretmen de her derste “sizden bir şey olmaz” der, dururdu.

Bugünkü okutacağı konu başlığı  ” Dağ Oluşumu” adıyla geçiyordu kitapta. Sayfaları çevirirken bir dağ fotoğrafı özellikle dikkatimi çekmişti. Dağa bakarken hatırladım o kayalarla çevrili tepeyi. Bundan on sene önce bir kadın bırakmıştı yedi yaşlarındaki çocuğunu o tepede. Terk etmişti onu. Kız, benim köydeki tek arkadaşımdı. Annesinin bir daha gelmeyeceğini anlayınca iki gün boyunca ağlamıştı.

Ama neden şimdi giriyor rüyama? Ne yapıyordur acaba şu an?

Adım Hanife Sever. 2004 yılında Elazığ’da doğdumElazığ Fırat Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü öğrencisiyim sizlerle olmaktan mutluluk duymaktayım.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.