1 Nisan 2026, 13:30:08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 13°C
Çok Bulutlu
Afyon
13°C
Çok Bulutlu
Çar 14°C
Per 16°C
Cum 12°C
Cts 11°C

BEKLENTİSEL ŞEYLER

BEKLENTİSEL ŞEYLER
31 Mart 2026 12:37
27
A+
A-

Yine o zaman geldi çattı. Tarihleri hep sağ üst köşeye attığım eski yazılarımı okuma vakitleri. İnsan durup ne hissetmişim neler duyumsayıp önemseyip yazmışım diye içinden geçirir ya. Elbette yaparız bunu. Yapmaz mısınız yoksa? Ben yapıyorum, beni yalnız bırakmayın.

Yazılanlar her zaman yaşanmaz. Yaşadıklarımız da her zaman yazıya dökülmez. Belki anlatacak kelime bulamadığımızdan ya da yaşanmış olarak kalmasını istediğimizden. Tam olarak hangisi bilmiyorum. Siz biliyor musunuz? Lütfen bana da söyleyin.

İnsan yazarken okuyandan bir şey bekler mi? Beğenmesinden bahsetmiyorum. O cümleyi neden yazdığını, ne için bunu yaptığını, kendini yakın hissedip hissetmediğini ve daha bir sürü şey. “Şey”leri de hiç sevmem aslında ancak çok da kullandığım olur. Sevmediğimiz huyumuz çok olabilir. Benim de oluyor bazen. Mesela şu an konuyu değiştirip “şey”den bahsettiğim gibi. Sizin de oluyor mu? Oluyor dediniz sayıyorum.

“İnsan, insana muhtaç.” Çok duyuyoruz bunu. Yazarken de öyle mi acaba diye düşünüyorum. Birbirimize muhtaç mıyız? Aynı şeyi düşünmeye, birlik olmaya, hissedip hissettirmeye, kıymet bilmeye… Kendime yazdığımı sanırdım çok önceden. Anlıyorum ki anlaşılmaya ve anladığım şeyleri anlatıp hemfikir olmaya da ihtiyacı varmış insanın. Okuduğum bir kitapta -adını hatırlamıyorum, genelde unuturum unutmamam gerekenleri- aslında çoğu yazarın yüksek egoya sahip olduğundan ve bunu ispat etmek için yazmaya yöneldiğinden bahsediyordu. Bu fikir biraz çarpıcı geldi bana ama bence tamamen de inkâr edilemez gibi. Siz inkâr eder misiniz? Lütfen söyleyin bana neden yazıyoruz?

Belki de hayatta yaptığımız çoğu şey gibi bunu da sorgulamamak lazım. Çünkü “nedenler” üretmek her zaman bir çıkışa götürmüyor. Götürür mü? Bilemiyorum, belki de yine sizin yardımınıza ve fikrinize ihtiyacım var.

 

Hayat gayesini bulmak için değil, yolda olmak için aramaya çalışan biri. Bir kız annesi.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.