3 Nisan 2026, 23:24:48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 12°C
Az Bulutlu
Afyon
12°C
Az Bulutlu
Cts 12°C
Paz 10°C
Pts 14°C
Sal 16°C

FARKLI DÜNYAM

FARKLI DÜNYAM
2 Nisan 2026 19:41
33
A+
A-

Benim adım var aslında. Ama çoğu zaman adımı duymuyorum.

Çünkü insanlar bana bakarken ismimi değil, farkımı görüyor.

Ben sizin dünyanızda yaşıyorum. Aynı sokaklardan geçiyorum, aynı sınıfta oturuyorum, aynı gökyüzüne bakıyorum…

Ama inanın, gördüğümüz şeyler aynı değil.

Siz bir sınıfa girdiğinizde sandalyeleri, tahtayı, arkadaşlarınızı görürsünüz.

Ben ise ışığı görürüm önce. Tavandaki lambanın titreyişini…

Sonra sesleri duyarım. Kalem sesi, sandalye sesi, fısıltılar, nefesler…

Hepsi aynı anda. Hepsi çok yüksek.

Bazen kulağımı kapatırım.

Çünkü dünya bana fazla gelir.

Siz buna “abartıyor” diyebilirsiniz.

Ama benim için bu, bir fırtınanın ortasında kalmak gibi.

Kalabalıkları sevmem.

Çünkü herkes konuşur, güler, hareket eder…

Ve ben hangisine bakacağımı bilemem.

Sanki beynim aynı anda yüzlerce pencere açmış gibi olur.

Hiçbirini kapatamam.

O yüzden bazen köşeye çekilirim.

Sessizliği seçerim.

Yalnızlığı değil… sessizliği.

Benim bir düzenim var.

Aynı yoldan yürümek, aynı sırada oturmak, aynı şeyi tekrar etmek…

Bunlar sizi sıkabilir ama beni sakinleştirir.

Çünkü dünya benim için zaten yeterince sürpriz dolu.

Bir şey aniden değiştiğinde içim sıkışır.

Siz “ne var bunda?” dersiniz…

Ama benim içimde her şey yerinden oynar.

Bazen gözlerinize bakamam.

Bu saygısızlık değil.

Sadece gözler çok şey anlatır… çok hızlı, çok yoğun.

Ben o kadarını bir anda taşıyamam.

Ama bu sizi görmediğim anlamına gelmez.

Ben sizi başka şekilde hissederim.

Benim de sevdiklerim var.

Belki bir oyuncağın dönmesi…

Belki bir melodinin tekrar etmesi…

Belki de sadece bir ışığın duvarda dans etmesi…

Siz “basit” dersiniz.

Ben “güzel” derim.

Ben konuşamayabilirim bazen.

Ya da kelimelerim geç gelir.

Ama bu, içimde cümleler olmadığı anlamına gelmez.

Benim içimde de hikâyeler var.

Sadece dışarı çıkacak yolu bazen bulamazlar.

En çok neyi isterim biliyor musunuz?

Beni düzeltmenizi değil…

Beni anlamaya çalışmanızı.

“Normal ol” demenizi değil…

“Sen nasılsan öyle gel” demenizi.

Elimi hemen çekmeyin.

Sessizliğimi boşluk sanmayın.

Tekrarlarımı anlamsız görmeyin.

Benim dünyam farklı olabilir…

Ama eksik değil.

Eğer biraz yavaşlarsanız…

Biraz daha dikkatli bakarsanız…

Belki benim gördüğüm o küçük detayları siz de görürsünüz.

Belki o zaman anlarsınız…

Ben sizin dünyanıza uyum sağlamaya çalışırken

Aslında her gün çok büyük bir çaba veriyorum.

Ve belki bir gün…

Siz de benim dünyama bir adım atarsınız.

O zaman gerçekten tanışırsak…

Göreceksiniz—

Ben kırık değilim.

Ben yanlış değilim.

Ben sadece

başka bir şekilde

tamım.

Kelimeleri bir sığınak gibi değil, bir arayış gibi kullanıyorum. Hayatın görünmeyen tarafına eğilmeyi seçiyor, insan ruhunun kırılganlığını çocukluğun saflığıyla aynı yerde buluşturmaya çalışıyorum. Zamanın içinden süzülen küçük anları anlamlandırmak, benim için yazmanın en dürüst hâli. Yazmak benim için bir varış noktası değil; kendime doğru uzanan bir yolculuk. Sessizlikleri dinliyor, boşlukları önemsiyorum. Çünkü en derin anlamların çoğunun, söylenmeyenlerin içinde saklı olduğuna inanıyorum.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.