1 Mayıs 2026, 10:22:25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 15°C
Hafif Yağmurlu
Afyon
15°C
Hafif Yağmurlu
Cts 6°C
Paz 4°C
Pts 4°C
Sal 8°C

​YAĞMURUN ALTINDA ISLANMAYA RAZI OLMAK

​YAĞMURUN ALTINDA ISLANMAYA RAZI OLMAK
26 Mart 2026 19:59
137
A+
A-

Sabah kalktığımda her tarafımı saran battaniyemden usul usul hareketlenerek kalktım. Güzellik güneşi her zamanki gibi kendini göstermiş benim onu hissetmemi istiyordu. Ben de öyle yaptım ışığı ve sıcaklığı her yerimde hissettim. O kadar güzel bir duyguydu ki…

 

​”Bazen insanların nasıl bunları kaçırmaya göz yumduğunu anlamıyorum doğrusu. Bir şeylerin varlığını gittikten sonra anlamak yerine keşke herkes elindeyken tadını çıkarmaya baksa. Bana bu davranışlarımdan ötürü değişik davranıyorlar. Şımarık gözüyle bakıyorlar. Ama onları yargılamıyorum ya da kızmıyorum. Biliyorum onlar da hissetmek istiyorlar, onlar da yaşamak istiyorlar. Merak ve hayretle bakmak, seçim yapmadan, önyargı yapmadan, anı yaşayarak. Herkes bunu bana nasıl yaptığımı soruyor; nasıl bu kadar enerjik oluyorsun, ne yapıyorsun, ne yiyorsun diye. Evet, insanlar arasında farklılık vardır, herkes farklı yeteneklere sahiptirler. Böyle olmak zorundadır çünkü insanlar birbirlerini tamamlayan yapboz parçalarına benzer. Bir bıraksalar kendilerini, içlerinden geleni yapsalar, kim ne diyecek diye düşünmeden sadece kendisi o anı yaşamak istediği için… O zaman bana bu soruları sormak yerine cevabını yaşayarak öğrenebilirler işte. Aklıma bir söz geldi diyordu ki: Sen istediğini gerçekten inanarak yapmaya başladığında o isteyenler beraberinde gelecektir; bu hayatta ya bekleyen ya da icraat eden olursun seçim sana aittir. Yine bir deli hastanesinde birisinin çok mutlu olduğu görülür, sorulur: Sen burada nasıl mutlusun hapsedilmişsin? Ve o mükemmel cevap gelir: İnsanın hayal gücü ve aklı çalıştığı müddet asla hapsolmuş değildir.

 

​Bu sözü duyduğumda her şeyin akılda ve inançta var olageldiğinin idrakine daha iyi vardım.” Güneşi hissederken yaptığım bu küçük düşünce açılışından sonra hemen üstümü giyindim. Gökyüzünün güzelliğini kaçıramazdım öyle değil mi? Benim her sabah yapmaya çalıştığım bir rutinim var. Dışarıya çıkıp doğanın mükemmel seslerini dinleyerek dans etmek o kadar güzel bir şey ki…

 

​Az çok anlaşıldığı üzere ben bir köyde yaşıyorum bundan o kadar memnunum ki yoksa nasıl öğrenirdim doğanın dilini, insanın doğayla olan uyumunu. Mevsimlerden ilkbaharda olmamız ise işin en güzel yanlarından. Her mevsimi seviyorum ama kelebekleri en net bu mevsimde gördüğüm için bende yeri ayrı. Kelebekler benim en sevdiğim hayvanlardır. Çünkü narin bir vücuttaki güzellik ve gücün birleşimi beni hayran bırakıyor. Gerçi çoğu şeye hayranım ama orasını karıştırmayalım.

 

​Odadan çıktım hemen anneme günaydınlarımı ve babama da iyi işler dileklerimi söyledikten sonra dışarı çıktım. Çiçeklerin arasında kokularını içime çekerek, kelebeklerin uçuşlarını izleyerek -biraz yakalamaya da çalışmış olabilirim- dansımı etmeye başladım. Her şey çok güzeldi ta ki bir ses duyana kadar: “Ne yapıyorsun sen deli misin be çocuk!” Bu adam neyin kafasını yaşıyor böyle diye düşündüm ama o an kalbim kırıldı itiraf etmek gerekirse bana neredeyse değneğini fırlatıyordu. Ben de o anın duygusuyla vakur bir duruşla: “Amca kusura bakma seni rahatsız etmek istemedim. Hemen ayrılıyorum başka yere giderim ben.”

 

​Dedim bir anda yağmur yağmaya başladı -en sevdiğim- ben de o anın mutluluğuyla dönmeye başladım amcayı unutarak. Amca yine bağırdı: “Kızım sen ne buluyorsun bunda mutlu olacak, hasta olacaksın hala deli deli hareketler yapıyorsun.” Ben de dedim ki: “Amca yağmur suyu şifadır hasta olmam merak etme zaten çiseliyor çok fazla yağmıyor ki hem bak ne kadar güzel şimdi gökkuşağı da çıkacak. “Ben hala mutluluğumu yaşamaya devam ediyordum. Amca hala bana bakıyordu bir daha kızacak zannettim ama sonra oturdu ağlamaya başladı. Ben de hemen yanına gittim.

 

​”Ne oldu amca ben bir şey mi yaptım?”

 

​Amca durdu oturdu ve anlatmaya başladı: “Evet kızım hem de çok şey yaptın. Ben bu yaşıma kadar bir kere yağmurun tadını çıkarmadım, hiç senin baktığın gözle bakmadım. Seni ilk başta saçmalıyor sandım ama yüzündeki o gülümsemeyi ve eğlenişini görünce hata yaptığımı anladım.”

 

​Ben de dedim ki: “Ne güzel işte amca kalk eğlen, eğlenmenin yaşı yoktur çıkar tadını yağmurun.”

 

​O zaman o da kalktı ve beraber döndük. Sonra ben eve gittim. Ne yaşadığıma ben bile inanmıyordum. Ama şunu anladım bazen hani en başta düşünmüştüm ya aslında herkes haz almak, hissetmek istiyor. Bazı insanlara bunun için kıvılcım gerekiyormuş bende bugün o amcanın his ateşini yakan kıvılcım oldum. Bazen küçükler büyüklerden ve büyükler küçüklerden çok önemli şeyler öğrenebiliyorlar. Fakat önemli olan bunu görmeye çalışmak. Hayatta yaşadığımız olayların hiçbiri tesadüf değildir fakat doğru yorumlanmaya ve yaşanmaya ihtiyacı vardır. Ve bazen de gösterilmesine ihtiyaç vardır. Ben bugün gösterenlerden oldum.”

​Çok mutlu duygularla evime geri döndüm. Annemin o gül kokusuna sarılarak doyasıya içime çektim ona yaşadıklarımı anlattım. O da çok mutlu oldu. Akşama kadar annemle yemekler yaptık, şarkılar okuduk. Büyük uğraşlarımızdan sonra sofrayı kurduk. Ve babamı beklemeye başladık. Derken zil çaldı. Hemen gidip açtım ve ağzım açık kaldı. Çünkü karşımda babamla beraber sabahki amca vardı. Beni görür görmez şöyle dedi: “Heh! İşte bana yağmurda ıslanmayı öğreten cimcime buydu. Anlaşmamız kabul oldu diyebilirsin. “Ben de güldüm aynı zamanda sorguluyordum… Babam da güldü. Meğerse o amca babamın ortaklık kurmaya niyetlendiği birisiymiş. Beni öyle görünce torunları aklına gelmiş duygulanmış. Uzun zamandır görmediği için yüreği burkulmuş bana o yüzden bağırmış yoksa kırmaya niyeti yokmuş. Buralara yalnız gelmiş ortaklık için ama babam bir türlü müsait olamayınca -babam meşhurdur iş hayatında- görüşememişler adam girişken olmayınca bunalmış. Ben ona tekrar mutlu olmayı hatırlatmışım. Biraz da benim sayemde iş ortaklığını kabul etmiş. Ailesiyle buraya taşınmaya karar vermiş. “Bazen hiçbir şey yapmadığımızı sanırız ama küçücük bir tepkimiz, davranışımız büyük sayılabilecek olaylara sebep olabiliyor. Ben amcada bu kadar derin etki bıraktığımı o söyleyene kadar bilemezdim. Ama mutlu oldum.”

 

 

 

 

Merhabalar bendeniz Tuğçe YAMAN Burdur'da Proje İmam Hatip Lisesinde eğitimimi sürdürüyorum.Afyonluyum. İnanmaya inanmaktır insanı inançlı kılan ve inanmaktır insanı başarıya ulaştıran... İnanmanın çok önemli olduğunu düşünürüm.Yaptığım şeylerde buna dikkat ederim. Kitap okumayı ve hayal kurmayı severim. Kurduğum hayallerimi burada yazıya dökerek  sizleri hayallerime ortak etme dileği ile...
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.