Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 11°C
Az Bulutlu
Afyon
11°C
Az Bulutlu
Paz 16°C
Pts 15°C
Sal 11°C
Çar 5°C

RAMAZAN RUHU

RAMAZAN RUHU
16 Şubat 2026 11:59
30
A+
A-

 

“Ah ah nerede o eski ramazanlar?”

Demeyeceğim!  Modası geçmeyen o meşhur serzeniş, farklı şekillerde her dönemde karşımıza çıkan, bir kült oldu artık. “Nerede o eski ramazanlar?” “Nerede o eski bayramlar?” “Nerede o eski kışlar?” “Nerede o eski yağmurlar?” vs sorularla sürekli bugünümüzü yargılıyoruz. Cevabı çok basit olan sorulara “geçmişte!” diyebilmemiz ve artık önümüze bakmamız lazım.

Bizim geçmişe, çocukluğumuza olan özlemimiz gibi üst kuşağında çocukluğuna özlemi vardı.  Onların da üst kuşakları kendi geçmişini anlatıyordu muhtemelen. Bu kısır döngü hiç bitmeyecek. Ama biz geçmişte yaşamıyoruz. Biz bugünümüzü, geçmişe uyarlamak zorundayız. “Ah nerede o eski günler?” diye hayıflanıp hiçbir şey yapmazsak, gelecekte çocuklarımızın bir alt nesile aktaracak kültürel birikimleri olmayacak. Biz çocukluğumuzdaki gelenekleri özlüyorsak aile büyüklerimizin bunları bize yaşattığı için. Kendimizi bugünün rehavetine kaptırıp, teknolojinin kolaylığına aldanıp, emek gerektiren geleneklerimizi, vakit gerektiren örf ve adetlerimizi yerine getirmezsek çocuklarımıza bunların önemini ve güzelliğini anlatamayız. Biz yetişkinler olarak bunu onlara borçluyuz.

 

Mesela Hristiyanlık’taki Noel Ruhu her dönemde, aynı şekilde kutlanabiliyor. Onlar bunu önemsemeyi hiç bırakmadılar. Filmleriyle, modayla, ev eşyaları ve süslerle bizim bile gözümüz boyandı. Işıl ışıl evler, çocuklar için hediyeler, büyüklerin bir araya gelmesi gibi etkinlikler ne kadar da cazip değil mi? Bizler de etkileniyor ve bir çoğumuz da kutluyoruz. Peki neden Ramazan Ruhu’nu yakalayamıyoruz. Evimiz Ramazan’da neden ışıl ışıl olmuyor? Neden çocuklara hediyeler almıyoruz? Ramazan’ın nesi eksik Noel’den? Bitmek bilmeyen soruların cevabını; kültürümüze, geleneklerimize, dini inançlarımıza önem göstererek, onları günümüze uyarlayıp, gençlerin de dikkatini çekebilecek şekilde planlayarak, yaşayarak ve yaşatarak verebiliriz.

 

Artık gerekli, gereksiz birçok şeye ulaşabileceğimiz online mağazalarda, biraz da ramazan için dolaşmak bize bir şey kaybettirmez. Geçmişte ki gerçek kandiller yerine, biz dekoratifini bulabiliriz. Gerçek Karagöz Hacivat oyunları yerine, oyuncaklarını alıp, kendimiz konuşturabiliriz. Masamıza ramazan temalı bir peçete koyabiliriz. Etkinlik kitaplarıyla çocuklarımızın dikkatini çekebiliriz. Ayrıca bunun için belirli bir bütçe ayırmak zorunda da değiliz. Bir kâğıt, bir kalem yardımı ile peygamberimizin hayatı, yardımlaşma, namaz, oruç gibi konularla ilgili kendi imkanlarımızla etkinlikler de hazırlayabiliriz. Eldeki malzemelerle evimizi süsleyebiliriz. Yeter ki isteyelim.

Ramazan ruhunu ve bayramların sevincini evlerimizden eksik etmeyelim. İnancımızı, kültürümüzü ve geleneklerinizi bugüne uyarlayarak, çocuklarımıza da “Biz çocukken ramazanlar ne güzeldi!” diyerek anlatabilecekleri anılar sunabilelim. Biz öğretelim ki onlar da çocuklarına aktarabilsin. İftar sofralarında, geniş ailemizi toplayarak, insanın temel ihtiyaçlarından biri olan aitlik duygusunu hissettirelim. Fitre ve sadaka ile muhtaç olana yardım etmeyi öğretelim. Oruç tutabilecek yetişkinlikte olan evladımız varsa sabrı ve yokluğu öğretelim. Küçükleri tekne orucu ile ilerideki ramazanlara hazırlayalım. Velhasıl Ramazan Ruhu’nu kaybetmeyelim. Noel, cadılar bayramı, paskalya gibi bize ait olmayan değerleri, kendi milli ve dini değerlerimizin üzerinde tutmayalım. Biz bunu önemsemezsek, çocuklarımız başka kültürler ve dinler arasında ordan oraya savrulacak, kafaları karışacak. Onları kökleriyle tutunacakları sağlam değerler içinde büyütelim ki savrulmasınlar.

Peki var mısınız bu ramazan, çocuklarımız için, hatta gelecekteki nesiller için, evimizde Ramazan Ruhu’nu yaşatmaya?

 

Osmangazi Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksekokulu mezunuyum ve erken yaşta mesleğe başladım. Sağlık sektöründe olmama rağmen içimdeki edebiyat aşkı hiç ölmedi. Lisansımı Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk dili ve Edebiyatı Bölümü ile yaptım. Okulu bitirdikten sonra edebiyat ile ilgili bir projede yer almadım. Yıllar sonra Kor Dergisi ile bir hayalimi daha gerçekleştirmiş olacağım.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.