YOKUŞTAN DÖNMEK
Çıktığım yokuşlardan
Dönüşüm kolaydır elbet.
Nefesim daralır ya hani
Bıraktığın sonda…
Mutlu mektupları yaktım.
Ah, bu yokuşlar
Hep senin aşkına çıkar,
Bu yollar…
Hep sana varıyor, bilmesen de.
Sanki birkaç gün evvel
Bir masalın sonunu okudum.
Rüya mıydı, sanrı mı?
Yitirdim zihnimi,
Dört duvara sığdırdım şiirlerimi.
Tek ben okudum şiirleri,
Tek sen hissettin beni.
Buhranımı aldım, sulara anlattım.
Kabulümdü
Başka kimselerinkine benzemeyen sözlerin.
Kabulümdü
Başka kimsenin taşıyamayacağı o günahların…
Mutlu bir suret belirdi gözümde,
Beyaz kefene çeyrek kala.
Hiç bilmezdim acıyacağını
Gördüğüm o son surette canımın.
Gözyaşın aktı o an iki gözüme,
Kapandılar aitliğe.
Bitti bana kalan süre.
“Yine sen, her yerde hep sen,”
Diyerek vardım hakikate.
Fedadır sana heybemdeki iyilikler,
Al, senin olsun tüm geçmişim.
Şimdi düşünmekten geçtiğime
Memnunum…
Sırada ne var, bilir misin?
Zihindeki sanrılarınla savaşmak.
Benden geçti, sanadır devir.