Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 34°C
Az Bulutlu
Afyon
34°C
Az Bulutlu
Pts 33°C
Sal 30°C
Çar 30°C
Per 29°C

FİİLE DÖNÜŞTÜRÜLMEYEN EDEBİ SÖZLER, VEFA VE ERDEM ÜZERİNE

FİİLE DÖNÜŞTÜRÜLMEYEN EDEBİ SÖZLER, VEFA VE ERDEM ÜZERİNE
3 Temmuz 2024 13:29
82
A+
A-

İnsan edebi sözleri söylemeyi ve dillendirmeyi çok seven bir varlıktır; oysa söylediği sözleri, fikirleri, duyguları gerçek anlamda fiile dökmeyi doğru dürüst beceremez. Örneğin sevilen, beğenilen, inanılan, arzu edilen her şeye edebi övgüler dizer. Ama bunca gösterdiği övgülere rağmen değerli olanı istemez, önemsemez ve onun için mücadele vermez, aslında bu tam olarak hak edilen kıymetin o şeye verilmemesinden başka bir şey değildir.

Eğer gerçek anlamda bir şey bizim için değerliyse buna rağmen o şeyi istemiyorsak, ondan uzak duruyorsak ve o değerli şey için hiçbir şekilde çaba harcamıyorsak bu ancak bir akıl tutulmasından ileri geliyor olmalıdır ya da kişinin kendi topuklarına kasıtlı olarak sıkması gibi bir nedenden dolayı olmalıdır. Bunun için kıymet bilmeyen birisinden hakketiğimiz kıymeti görmediğimiz için üzülmemek gerekir; çünkü içinde güzellik barındıran, erdemli olan ve erdemli olmaya çalışan insanların “dini-felsefi” açıdan hiçbir zaman kaybedebileceklerini düşünmüyorum. Zaten bu hayatta asıl olan “iyilik, güzellik ve erdem” değil midir?

Bir insan, ancak ve ancak erdemli ve iyi olması ölçüsünde kıymet kazanmalıdır. Peki, neden? Çünkü gözler estetik açısından gözümüze hoş gelen her şeyi isteyebilmektedir ve bu gözümüze koyulan ilahi kanun gereğince de doğal görülebilir; ama çoğumuz gözlerimize hoş gelen her şeyin ebedi bir kalıcılığının olmadığını da biliriz. Örneğin güzellik ve maddi durumlar dönüşür, değişir ve kaybolur, bunun için asıl olan ise güzel bir ahlaka, idealle, sağlam bir karaktere ve vefaya sahip olmaktır.

Bir insanın ahlakı iyi ve güzel değilse kanaatimce kendisinin sevilecek değerli hiçbir yanı da kalmaz; çünkü asıl olan her şeyin ruhundaki kalıcı anlamı ve hakikati yakalayabilmektir. Bunun için de sadece sevgi, aşk, inanç, merhamet, vefa gibi yüce değerler önemsenmelidir. Bizi hayvanlardan ayıran asıl şey de bu yüce değerlerdir yani akıl ve erdemdir.

Sokrates: ” Erdem bilgidir ve hiç kimse bilerek-isteyerek kötülük etmez. ” demiştir. Belki de bir insanın kötü, umursamaz, vefasız, merhametsiz ve zalim olmasının en temel sebebi bir şeyin özünü tam kavrayamaması, eksik kavraması ya da yanlış kavramasından dolayıdır.

Sadece kendi kabuğunda yaşayan bir fâni
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.